KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6097 E., 2011/5515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/08/2009 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından ... maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen 08/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece; istem, zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden.
24.08.1999 günü, davalıların mirasbırakanının sürücüsü olduğu araç ile desteğinin içinde olduğu dava dışı ... ...'nun sürücüsü olduğu aracın çarpışması nedeniyle, davalıların mirasbırakanı ile desteğin yaşamını yitirdiği ve birden fazla kişinin de yaralandığı; olayda ölen davalıların mirasbırakanının 8/8 oranda kusurlu olduğu; desteğin içinde bulunduğu aracın sürücüsü ... ...'nun kusursuz bulunarak hakkında verilen beraet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesince 10.12.2002 gününde onanarak kesinleştiği; aynı olayda ölen davalıların mirasbırakanı hakkında kamu davası açılmadığı;
ancak, davalıların mirasbırakanın eyleminin bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 456/2. maddesinde tanımlanan derecede yaralanmasına neden olmak suçuna ilişkin aynı Yasa'nın 455/2. maddesine uygun olduğu; davacıların, eldeki bu davayı 21.08.2009 günü açtıkları anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 60/2 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/2. maddeleri gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Dava konusu olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 455/2. maddesinde tanımlanan suç yönünden öngörülen ceza zamanaşımı süresi, aynı Yasası'nın 102/3. maddesi uyarınca 10 yıldır.
Desteğin ölümüne yol açan trafik kazası 24.08.1999 günü gerçekleşmiş olup eldeki dava ise 21.08.2009 gününde açıldığından, davanın açıldığı günde 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresinin geçtiğinden söz edilmez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalı yanın zamanaşımı savunması reddedilip işin esasının incelenmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6097, K. 2011/5515, 11 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama