KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6329 E., 2011/7272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma
Davacı ... Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Müh. İnş. Tic. Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 07/11/2002 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 30/12/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...Mühendislik Müt. İnş. Tic. Ltd.
Şti. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de diğer davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ...Müh. Müt. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekili gelmedi, karşı taraftan davacı kurum vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan davalı ...Müh. Müt. İnş. ve Tic. Ltd.
Şti. ile ...'un temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-İlam, temyiz eden tarafa 30/03/2011 gününde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise 18/04/2011‘de verilmiştir. HUMK’nun 432/1. maddesi uyarınca temyiz süresi onbeş gündür. Kararın tebliğ tarihi ile temyiz edildiği gün gözetildiğinde onbeş günlük yasal süresinin geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ...’nın temyizi yönünden temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2-Davalı ... ...un temyizi yönünden; dava, taş ocağı nizamnamesine göre belirlenen rüsum bedeli ve cezalı ruhsat harcının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı ...... hakkında diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş ise de hangi sıfat ve hangi eylem nedeniyle sorumlu tutulduğunun hukuki gerekçesi ortaya konulamamıştır. Şu halde anılan davalı yönünden sorumluluğun gerekçelendirilmemiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...Mühendislik Müt.İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
4-Davalı ...Mühendislik Müt.İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi’nin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-Dava dilekçesinde, “rüsum bedeli” ile “cezalı ruhsat harcı alacağı”nın talep edildiği ancak fazlaya dair hakların saklı tutulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, bozma sonrası yapılan yargılamada verilen ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilmeyen “gecikme cezası” alacağının da istendiği ve yerel mahkemece bu istemin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa ve yerleşmiş yargı kararlarında bozma kararı üzerine yapılan yargılamada ıslah yapılamayacağı açıktır. Şu halde yerel mahkemece ıslah edilen “gecikme cezası”nın hüküm altına alınmış olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b-Eldeki dava, haksız eylem nedenine dayalı zararın tahsili istemine ilişkin olup bu tür uyuşmazlıklarda alacak (zarar) tutarı, belirli bir yargılama faaliyetiyle belirlenebilmektedir. Şu durumda, davaya konu alacak likit bir alacak olmayıp icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
c-Yerel Mahkemece, dava dilekçesinde 18.678TL olarak talep edilen rüsum bedeli 17.827TL olarak hüküm altına alındığına göre, istemin kısmen kabulüne karar verilerek davalı yararına vekalet ücreti takdiri ile yargılama giderinin kabul-ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgı sonucu istemin kabulüne karar verilerek davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması ve yargılama giderinin tamamının davalı taraftan tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6329, K. 2011/7272, 8 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama