KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6337 E., 2012/9308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 10/11/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve bir kısım davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, desteğin vefatıyla sonuçlanan trafik kazasında davalıların kusurlu olduğunu beyanla destekten yoksun kalma tazminatı ve uğradıkları üzüntünün telafisi amacıyla da manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
Davalılar, kusursuz olduklarını beyanla davanın reddini talep etmişlerdir.
Yerel mahkemece, ceza dosyasında mevcut bilirkişi raporları dosya içerisine alınmış, ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da kusur oranlarının belirlenmesi açısından dosya bilirkişiye tevdi edilerek raporlar düzenletilmiştir. Sonuç olarak, dosya içerisinde olayın oluşuna dair Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulları tarafından düzenlenen birbiriyle çelişkili dört adet rapor bulunmaktadır.
Özellikle plakası ve kullanıcısı belirlenemeyen kamyonetin varlığı ve de kusur oranı konusundaki çelişkiler dosyanın esasını etkiler mahiyettedir.
Kural olarak, 818 sayılı Borçlar Kanunu 53. madde gereği; ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de Hukuk Hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp Ceza Mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
Davaya konu olayda; ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması nedeni ile Antalya 3.Asliye Ceza Mahkemesi 2008/870 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmek üzere usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6337, K. 2012/9308, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama