KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6459 E., 2012/8117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/07/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik hakkının basın yolu ile ihlal edildiğini iddia eden davacının manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının sahibi olduğu Gerçek Fethiye gazetesinin 25/01/2007 ve 26 Ocak 2007 tarihli nüshasında kurum içi teftiş sonrası dava dışı müessese müdürü ile birlikte İki TEDAŞ görevlisinin ilişiklerinin kesildiğinin yazıldığını, haberde ismi yeralmamış olsa da kastedilen iki görevliden birinin kendisi olduğunun anlaşıldığını haberin kendisi ile ilgili kısmının gerçeğe aykırı olmadığını iddia etmiştir.
Davalı, yayınlanan haberlerde davalının isminin bile yeralmadığından hukuka aykırılık unsurunun olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, 2004 yılı Ağustos ayında Fethiye İşletme Müdürlüğü emrine atanan 23/01/2007 tarihinde müessese bünyesinde görev yeri değiştirilen davacının yer değiştirmesinin teftişle ilgili olmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasında mevcut bilgilerden, TEDAŞ kurum müfettişlerinin davacının da çalıştığı müessesede 06.12.2006 tarihinde başlattığı inceleme ve soruşturmanın 16.03.2007 tarihinde bitirildiği, kurum içi usulsüzlükler nedeni ile bir kısım görevlilerin görev yerlerinin değiştirildiği, yine davacının 23.01.2007 tarihinde müessese içerinde görev yerinin değiştirildiği, davalının sahibi olduğu gazetede görünür bu gerçeğin haber yapıldığı, yayında davacının ad soyadının yazılmadığı fotoğrafının kullanılmadığı görülmüştür. Hal böyle iken görünür gerçeğe uygun olan haberde matufiyet unsurunun da gerçekleşmediği anlaşıldığı halde mahkemece davanın reddine karar verilmek yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6459, K. 2012/8117, 9 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama