KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6734 E., 2012/8510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 24/07/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, meydana gelen trafik kazası sonucunda gözlerini kaybettiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar, görme kaybı ile davaya konu eylem arasında bir bağ kurulamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, mahkemece, davacının yaşanan trafik kazası sonucu gözlerini kaybetmesi nedeniyle maluliyetinin bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; dava dilekçesinde, gözlerin kaybedilmiş olmasından dolayı 25 bin liralık manevi tazminat talep edildiği , daha sonra verilen ıslah dilekçesinde manevi tazminat olarak 50 bin lira talep edildiği ve mahkemece de 30 bin liranın manevi tazminat olarak hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde iki gözünü kaybettiğini bilerek tam maluliyete göre manevi tazminat istemiştir. Dosya içeriğinde yaralanma nedeniyle sonradan gelişen bir durumun olmadığı anlaşılmaktadır. Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi göz önüne alındığında manevi tazminatın ıslah edilmesi ve ilk talepten fazlaya hükmedilmesi doğru değildir. Dava dilekçesi nazara alınarak uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekir .
Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek, karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6734, K. 2012/8510, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama