KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6829 E., 2012/8732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 23/01/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve bir kısım davalılar vekili taraflarından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1)Davalı ...'nın tazminat davası sona ermeden önce, Ankara 14.Asliye Ceza Mahkemesi 2008/63 esas-2008/306 karar sayılı ilamı ile 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum edildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili temyiz başvuru tarihi ile aynı tarihli dilekçesinde bu kararın kesinleştiğini müvekkiline vasi tayinine dair işlemlerin başladığını beyan etmiştir. Davalının ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile hapis cezasına mahkum olması halinde yasal kısıtlılık altına girmiş olacaktır.
Borçlar Kanununun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat ...'un ceza kararının kesinleşmesinden itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil yetkisi kalmayacaktır.
Bu nedenle davalının yasal kısıtlı haline gelip gelmediği, yasal kısıtlılık oluşmuşsa, yasal kısıtlıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği ve aynı kanunun 462. maddesi gereğince vasinin dava açmaya izinli kılınıp kılınmadığı araştırılmalıdır.
Şayet bu işlemler yapılmamışsa ve hükümlü şartla salıverilmiş olsa bile bihakkın tahliye tarihi gelmemişse öncelikle bunlar tamamlattırılmalı ve sonra kararı temyiz eden avukatın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir.
Vekaletname verilmezse, mahkeme ilamı vasiye “kanuni süre içinde vasinin mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde yetkisiz vekil tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş (kabul etmiş) sayılacağı; temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” kaydını içerir biçimde tebligat çıkarılmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
2)Davalılardan ... adına düzenlenen gerekçeli karar tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu 35. maddeye göre yapıldığı, ancak bu tebligatın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından, 6099 sayılı yasa 5. madde ile değişik Tebligat Kanunu 21.maddeye getirilen ek fıkra hükümleri de dikkate alınarak davalının adres kayıt sistemindeki adresi tespit edilerek bu adrese usulüne uygun olarak gerekçeli karar tebliği yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6829, K. 2012/8732, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama