KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7062 E., 2012/10073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat S..... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 17/03/2009 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı devir sebebiyle haciz ve satış istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalılar arasındaki araç satış işleminin danışıklı olduğu iddiasıyla iptal ve tescili istemine ilişkindir.
Dava, muvazaaya (BK 18. madde) dayalı iptal davasıdır. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü, danışıklı olan bir hukuki işlem haksız eylem niteliğindedir. Ancak muvazaalı muamele (danışıklı işlem) ile hakkın zarar gördüğünün benimsenebilmesi için danışıklı işlemde bulunandan bir alacağın var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlemin yapılması gerekir.
Davacılar desteklerinin 26.11.2008 tarihinde davalı ... tarafından öldürüldüğünü, ... hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiğini, anılan davada müdahil olup tazminat istediklerini ve mahkemece yapılan yazışmalar sonucunda davalı ...'nin .... plakalı traktörünü babasına vekalet vermek suretiyle olaydan 5 gün sonra 01.12.2008 tarihinde diğer davalı ...'a sattığını belirterek anılan satış işleminin muvazaalı olduğunu iddia ederek anılan aracın haciz ve satışını istemişlerdir.
Mahkemece, satış değerinin gerçek değere yakın olduğu, satışın bir bedele dayalı olarak yapıldığı ve olayda muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacıların desteğinin davalı ... tarafından 26.11.2008 tarihinde öldürüldüğüne dair ceza davasının olduğu ve sanığın ceza alarak mahkum olduğu görülmüştür. Davalının kendisine ait traktörü olaydan 5 gün sonra diğer davalıya ceza evinden verdiği vekaletname ile devrettiği anlaşılmıştır.
Dinlenen davacı tanıkları, davalı ...'nin traktörün satışını diğer davalıya yaptığını duyduklarını ancak traktörün diğer davalıda görmediklerini, traktörü köyde dahi görmediklerini, davalı ...'nin diğer davalı ...'a borcunun olmadığını, diğer davalının mali durumunun iyi olduğunu, köy yerinde bu tür şeylerin bilineceğini, diğer davalının zaten traktörünün olduğunu ve yeni bir traktöre ihtiyacının olmadığını, ayrıca davalılar arasında bir dünürlük ilişkisinin de olduğunu belirtmişlerdir.
Bu bağlamda satış işleminin danışıklı olduğu ve amacının davacıların muhtemel tazminat alacaklarını tahsil etmelerinin engellemek olduğu sabit olmuştur. Bu haliyle istem kabul edilip İİK. 283. maddesi gereğince davalı adına olan kaydın iptaline mahal olmadan davacıların traktörün haciz ve satışını isteyebilmesine şeklinde karar verilmelidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7062, K. 2012/10073, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama