KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7185 E., 2011/6949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ......., tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 10/07/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine dair verilen 30/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, babasına ait 491 ada, 100 parsel sayılı taşınmazdaki 2 ve 4 nolu bağımsız bölümlerde bulunan dubleks dairenin ve eşyalarının evin terasında bulunan davalılara ait, gün ısısı sisteminden sızan sudan ıslanarak hasar gördüğünü belirterek zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise yerin ve içindeki eşyaların davacının babasına ait olduğunu, evin uzun süredir bakımsız ve içindeki eşyaların eski olduğunu, davalıların zarar vermediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece dairenin davacının babasına ait olduğu, davacının evde oturduğu ve eşyaların kendisine ait olduğu yönünde tanık beyanı dışında başka bir belge ile ispat edemediğinden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının oturduğu ve içinde eşyalarının bulunduğunu iddia ettiği evin tapu kayıt maliki babasıdır. Dinlenen tanıklar davacının bu evde oturduğunu ve içindeki eşyaların davacıya ait olduğunu beyan etmişlerdir. Şu durumda davacı kullandığı evi babasına eski hali ile iade etmek zorunda olduğu ve eşyaların davacıya ait olduğu tanık beyanlarından anlaşılmakla davacının bu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Açıklanan yönler gözetilmeksizin davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7185, K. 2011/6949, 15 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama