KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7339 E., 2011/8236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma
Davacı ... Şube Müdürlüğü vekili Avukat ...tarafından, davalı ... aleyhine 26/10/2000 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/09/2003 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı banka, banka şubesinde muhasebeci olarak çalışan davalının denetim görevini tam yapmayarak yine banka çalışanı olan dava dışı üç personelin zimmetlerine para geçirmelerine neden olduğunu belirterek uğranılan maddi zararın, zarar tarihinden itibaren gecikme faizi ve Banka Sigorta Muamele Vergisi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
a)Dosya içindeki belge, bilgi ve açıklamalardan; dava dışı üç banka personeli hakkında dava konusu edilen olay nedeniyle zimmet suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı ve ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava dışı sanıkların zimmet suçundan cezalandırılmalarına ve ceza davasına katılan bankanın belirlenen zararının suç tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sanıklardan alınmasına karar verildiği ve ceza mahkemesi kararının onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat isteğine ilişkindir. Borçlar Yasası’nın 50. maddesinde haksız fiil halinde sorumluluk düzenlenmiştir. Buna göre birden fazla kimseler birlikte bir zarar meydana getirdikleri takdirde, ayrım yapılmaksızın dayanışmalı sorumlu olacakları belirtilmiştir. Davacı, davalının sorumluluğunun nedenini denetim eksikliğine ve görevini ihmal etmesine dayandırmıştır.
Şu durumda banka zararının meydana gelmesine neden olan dava dışı banka personeli ile birlikte davalı da zarar gören davacıya karşı dayanışmalı (müteselsil) olarak sorumludurlar. Ancak müteselsil sorumluluk kararı verilirken tahsilde tekerrür olmamasına dikkat edilmelidir. Tahsilde tekerrür halinde davacıya talep ettiğinden fazlasını elde etme olanağı tanınmış olur.
Şu durumda yerel mahkemece, zararın dava dışı banka personelinden de tahsil edilebilir olma olasılığı göz önüne alınarak çifte ödemeye (tahsilde tekerrüre) yol açmayacak biçimde karar verilmemiş olması,
b) Davalının sorumluluğu haksız eyleme ilişkin olduğundan kabul edilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken temerrüt faizi uygulanması,
c) Dava dışı banka personelinin yaptıkları usulsüz işlemlerle zimmetlerine para geçirmesi suretiyle oluşan banka zararından, denetim görevini tam ve eksiksiz olarak yapmaması nedeniyle sorumlu tutulan davalının, bu olaydan dolayı kendisine maddi yarar sağlamadığı göz önüne alındığında, bankacılık ve sigortacılık işlemlerinin tümünden doğan ve bu işlemlerin miktarları veya gelirleri üzerinden hesaplanan ve mükellefleri banka, bankerler ve sigorta şirketleri olan banka sigorta muamele vergisi ( ...) ile sorumlu tutulmuş olması da;
usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın yukarıda (a,b,c) bentlerinde gösterilen nedenlerle bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7339, K. 2011/8236, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama