KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7422 E., 2011/9271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Davacı ... İnş. Taah. İş. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/01/2010 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 02/03/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/09/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı şirket vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı hazine vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminatı ödeyen davacının müteselsil sorumlu davalıdan kusuru oranında rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı, 26.06.1997 tarihinde meydana gelen kazada davalı ile birlikte müteselsil sorumlu olarak tazminata mahkum edilmiş, karar tarihinden 15 gün sonra 17.05.2006 tarihinde tazminatı ödeyerek alacaklılardan ibra belgesi almış ve 06.07.2006 tarihinde davalı bakanlık aleyhine eldeki davayı Ankara 10. İdare mahkemesinde açmıştır.
İdare mahkemesi önce Van idare mahkemesine, Van İdare Mahkemesi'de Mardin İdare mahkemesine gönderilmek üzere yetkisizlik kararı vermişler, son olarak Mardin İdare mahkemesi uyuşmazlığın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiş ve bu karar 21.01.2010 tarihinde kesinleşmiş, davacı 10 gün içerisinde adli yargıya başvurmuştur.
Davacı HUMK.nun 193. maddesi gereğince 10 günlük yasal süre içinde eldeki iş bu davayı açtığına göre davacının BK.nun 137. maddesinde öngörülen ek süreden yararlandırılması ve davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Bundan dolayı da davalı ... aleyhine açılan davanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre yönünden reddi usul ve yasaya uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7422, K. 2011/9271, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama