KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7691 E., 2012/8781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalı ... aleyhine 07/07/2009 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde; dava dışı ...'ın kullandığı araçta bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralandığını, davalının kaza yapan aracın ruhsat sahibi ve maliki olması nedeniyle sorumlu olduğunu, bu nedenle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, kaza yapan aracı oto kiralama sözleşmesi ile dava dışı ...'a uzun süreli olarak kiraladığını, uzun süreli kiralama sözleşmelerinde kiracının işleten durumunda olduğunu, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu oto kiralama sözleşmesinin uzun süreli olduğu, kaza sırasında aracı fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kişinin dava dışı ... olduğu, kiraya veren araç malikinin tazminattan sorumlu tutulamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Zarara sebebiyet veren olaya karışan araç, trafikte davalı adına kayıtlıdır.Davacı, bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
İşletenlik, trafik kaydı adına olan kişiden mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süre ile kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan, işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman ispatlanabilir.
Fakat, bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Davalının ibraz ettiği 05.06.2007 tarihli oto kiralama sözleşmesi her zaman tanzim edilebilecek nitelikte ve adi yazılı bir belge olup kısa sürelidir. Bu nedenle davalı işleten olmadığını geçerli delillerle ispatlamış değildir. Davaya konu sözleşmenin düzenlenme şekli ve süresi dikkate alındığında; davalı araç sahibi olarak tazminattan sorumludur. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7691, K. 2012/8781, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama