KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/8101 E., 2012/9055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ...tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 05/02/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle; manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı sürücü ... kullandığı araç ile davacıların murisi Neşet Doğan'a çarparak ölümüne neden olmuştur. Davalı sürücü ceza mahkemesinde yargılanmış ve taksirle ölüme neden olmaktan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; davalı otobüs sürücüsü meskun mahal hız sınırları üzerinde aşırı süratle olay yerine yaklaştığı için olayda kusurlu bulunmuş, davacıların desteği yaya Neşet Doğan'a çarparak hayatını kaybetmesine sebebiyet vermiştir. Olay tarihi, olayın oluş şekli, davacıların desteğe yakınlık durumu ve yukarıdaki ilkeler gözönüne alındığında hükmedilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/8101, K. 2012/9055, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama