KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/8805 E., 2012/9703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat .... tarafından, davalı ... aleyhine 25/05/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma sonucu oluşan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Adı geçen davalıya yargılama sırasında dava dilekçesi ve duruşma günü için çıkarılan ilk davetiyenin tebligat adresinde belirtilen köyde ... adında birinin olmadığından bahisle yapılamadığı, yargılamanın sonraki aşamalarında da davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligatın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesi; Hakim ‘’Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.’’ hükmünü amir bulunmaktadır.
Şu durumda, davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip; kendisi hakkındaki yargılama ile ilgili bilgi verilmeden, açıklama ve ispat hakkı tanınmadan, davalının savunma hakkı kısıtlandığı halde yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/8805, K. 2012/9703, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama