KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/8892 E., 2012/9989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat .... tarafından, davalı ... Öel ve diğeri aleyhine 23/03/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, desteğin vefatıyla sonuçlanan trafik kazasında davalıların kusurlu olduğunu beyanla destekten yoksun kalma tazminatı ve uğradıkları üzüntünün telafisi amacıyla da manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmişlerdir. Davalılar, kusursuz olduklarını beyanla davanın reddini talep etmişler, mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. ve 12.maddeleri gereği manevi tazminat isteğinin bir bölümünün reddedildiği durumlarda, kendisini vekil ile temsil ettiren karşı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Ayrıca karşı taraf yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir olunacak bu ücret, davacı yararına takdir olunan ücreti geçemez. Bu düzenlemeye aykırı olarak reddedilen manevi tazminat miktarı için davacı yararına kabul edilen kısım üzerinden hesaplanandan daha yüksek miktarda vekalet ücretine takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; olay tarihi, desteğin kusur oranı, olayın oluş şekli ve gelişimi ve yukarıdaki ilkeler gözönüne alındığında hükmedilen manevi tazminat fazladır. Daha alt seviyeden tazminata karar verilmek üzere usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/8892, K. 2012/9989, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama