KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/9467 E., 2012/11022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat .... tarafından, davalı .... Gaz. A.Ş adına A.....ve diğerleri aleyhine 10/11/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalıların temyiz itirazları yönünden; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, ..... Gazetesi'nin 26.10.2010 tarihli nüshasında ve www.millivet.com isimli internet sitesinde "Buzda Milli Utanç" başlığıyla verilen haberde,müvekkilinin de ismine yer verilerek haberde geçen eylemlerin içindeymiş gibi gösterildiğini,bu suretle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu söyleyerek manevi tazminat talep etmiştir.
Davalılar ise, dava dilekçesinde isimlerine yer verilen davalıların hem gazete hem de internet sitesi ile ilgilerinin ve sorumluluklarının bulunmadığını,davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu haber nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Eldeki davada, haksız eylemin işlendiği iddia edilen tarihte gazete künyesindeki açıklamaya göre;yayın sahibinin .... Gazetecilik AŞ, yönetim kurulu başkanının dava dışı bir şahıs olduğu,yayın sahibi temsilcisinin ise yine dava dışı bir başka şahıs olduğu,haberin bir yerel gazeteden alıntılanmış olup muhabirinin belli olmadığı; Bilgi Teknolojileri ve İlettişim Başkanlığı verilerine göre www.millivet.com adlı internet sitesinin ise içerik sağlayıcı ve alan adı sahibi ile yer(servis) sağlayıcının yine dava dışı kişiler olduğu anlaşılmaktadır.
Davalıların hiç birinin, davaya konu haberin yayınlandığı tarihte yürürlükte bulunan 5187 sayılı Basın Kanunu ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'da belirlenmiş olan sorumlular arasında bulunmadığı ve ilgilerinin olmadığı anlaşılmaktadır.Şu halde dava konusu haberin yayınlandığı yayın organlarının davalılarla ilgisi olmadığı ve davalıların taraf sıfatlan bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken,işin esasına girilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9467, K. 2012/11022, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama