KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/9509 E., 2012/11020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat.... tarafından, davalı ... Gaz. ve Mat. AŞ. ve diğerleri aleyhine 25/08/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde,davalıların sorumlusu bulunduğu Hürriyet Gazetesi'nin 31.07.2010 tarihli nüshasının .... adlı magazin ekinde ''Ooo .... Baba Ver Elini Öpeyim'' başlığıyla yayımlanan haberle,gerçek dışı bir olayın sanki olmuş gibi,hiç araştırma yapılmaksızın verilmek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu beyanla, manevi zararının tazminini istemiştir.
Davalılar, kişilik haklarına saldırı kastının söz konusu olmadığını, haber içeriğinde de davacının kişilik haklarını ihlal eden herhangi bir ifade bulunmadığını, dava konusu haberin sadece ilk baskılarda yer aldığını, devamında yer verilmediğini, iki gün sonraki nüshada olayın perde arkasının kamuoyu ile paylaşıldığını öne sürmüş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu haberin sadece ilk baskılarda yer aldığı, 02.08.2010 tarihli nüshada durumun açıklandığı, kişilik haklarına saldırı kastının söz konusu olmadığı, haber içeriğininde davacının kişilik haklarını ihlal edici nitelikte olmadığı, üslup bakımından da ölçülü olduğu, davacının konumu ve önceki beyanatları nazara alındığında bu tür haberlere katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu .... gazetesinin 31.07.2010 günlü .... isimli ekinde ''Ooo ....
Baba Ver Elini Öpeyim'' başlığıyla manşetten yayımlanan, davalı ...'na ait haberde; ''şarkıcı....., kısa bir süre önce arabesk müzikle ilgili olumsuz açıklamalar yapan ve bir şarkısında kendisine piyanosuyla eşlik eden ...'ın,stüdyo çalışmaları sırasında stüdyoya giren ....'i görür görmez ayağa kalkıp ....'in elini öptüğünü iddia etti'', ''Olay gözümün önünde oldu diyen .....'ın açıklamalarının geçmişte yaptıklarıyla çeliştiğini ileri sürdü.... ın gerçek müzisyenlere saygılı olduğunu söyledi.'' biçimindeki anlatımlara yer verildiği,davalı ... 'nun iç sayfadaki yazısında da aynı iddiaya yer verdiği;
aynı gazetenin 02.08.2010 tarihli nüshasında ise davalı ...'nun ''Nasıl Kandırıldım'' başlıklı yazısında, 31.07.2010 tarihli nüshada manşetten yayımlanan dava konusu haberin yer aldığı gazete baskıya gönderildikten sonra kendisini komedyen ... .....'in aradığını, ... taklidi yaparak kendisini oyuna getirdiklerini söylediğini, ... veya ...'a ulaşarak olayı doğrulamadıklarından olayda bir gazetecilik hatası olduğunu kabul ettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... tarafından kaleme alınan 02.08.2010 tarihli nüshada yer verilen yazıda da açıkça kabul edildiği üzere, 31.07.2010 tarihli nüshada yayımlanan ''Ooo ... Baba Ver Elini Öpeyim'' başlıklı haber, ses taklidi yoluyla yapılan telefon şakasına istinaden, herhangi bir araştırma yapılmaksızın yayımlanan gerçek dışı haber niteliğinde olup, kısa bir süre önce arabesk müzikle ilgili sert eleştirilerde bulunan ve müziğin başka dalında ünlenmiş bir sanatçı olan davacının, kamuoyu nezdinde, açıklamalarıyla davranışlarının çelişkili olduğu intibasını uyandırdığından kişilik haklarına saldırı niteliğindedir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9509, K. 2012/11020, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama