KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/9579 E., 2012/11003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat A..... tarafından, davalı ... aleyhine 10/08/2004 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıya dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava dilekçesinde; davalının, davacı.....'un belediye başkanlığı yaptığı dönemde diğer davacı ...'ye usülsüz olarak inşaat ruhsatı verdiğinden bahisle basına yaptığı açıklamalarının, kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu beyan ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Davalı, davacı ...'ye verilen imar ruhsatının, Bakanlıkça tasdikli planlara uygun olmaması nedeniyle Belediye Encümeni kararı ile iptal edildiğini, davacılara şahsi ve siyasi garezinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ceza dosyası da dikkate alınarak, davalı tarafından yapılan basın açıklamalarının eleştiri sınırları içersinde kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisine alınan Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2010 Tarih ve 2007/314 Esas, 2010-266 Karar sayılı kararında; davalı hakkında işlediği iddia edilen basın yoluyla hakaret suçu bakımından, suça konu ifadelerin eleştiri sınırları içinde kaldığı kabul edilerek beraat kararı verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar BK’nun 53. maddesi gereğince kural olarak hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değil ise de; somut olayda ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın eldeki davayı etkilemesi söz konusudur.
Bu nedenle, ceza davasının sonucunun bekletici sorun yapılması gerekir. Karar bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9579, K. 2012/11003, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama