KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/9891 E., 2012/14653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 01/04/2010 gününde verilen dilekçe ile muvaza nedeni ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, muvaza nedeniyle tapu iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan ... aleyhine ... 1.İcra Müdürlüğü 2010/2759 sayılı dosyası ile, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, ancak davalının alacaklısından mal kaçırmak için üzerine kayıtlı olan taşınmazı diğer davalıya devrettiğini bu nedenle alacağını tahsil edemediğini beyanla, muvazalı bir şekilde temlik edilen davaya konu taşınmazla ilgili olarak haciz ve satış isteme yetkisinin kendisine tanınmasını talep etti. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın satışına dair tasarrufun iptali ile, davacıya ... 1.İcra Müdürlüğü 2010/2759Esas sayılı icra takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileriyle sınırlı kalmak üzere icra takip yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
Muvazaa, tarafların aralarında anlaşarak gerçekte yapmak istemedikleri bir hukuki işlemi 3. kişileri aldatmak amacıyla yapıyormuş gibi göstermeleridir. Muvazanın şartları; görünürdeki işlem, muvazaa anlaşması ve aldatma kastıdır.
Dosya kapsamından, taşınmazın davalı ... tarafından dahili davalı ... (...)'a devir tarihinin 16/11/2005, takibe konu kıymetli evrak olan bononun düzenleme tarihi 15/01/2006, takip tarihinin ise 18/02/2010 olduğu anlaşılmaktadır. Borçlu/davalı ..., üzerine kayıtlı olan davaya konu taşınmazı alacağın doğumundan iki ay kadar önce üçüncü şahsa devretmiştir. Dolayısı ile muvazanın varlığı için bulunması gereken şartlar somut olayda mevcut değildir, davacının henüz doğmamış bir alacak ve takibi sonuçsuz kılmak için bu devri yaptığının kabulü ise mevcut hukuki işleme maksadı aşar bir anlam yüklemek olacağından açılan davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9891, K. 2012/14653, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama