KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/10385 E., 2012/17150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/08/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, davalı ... vekili Avukat ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, olay günü davalıya ait restoranı denetlemeye gittiklerini, denetim sonrası düzenlenen tutanağı davalının imzalamaktan imtina ettiğini, davacılara yönelik olarak hakaret içeren sözler söylediğini belirterek olay nedeniyle duydukları manevi üzüntünün giderilebilmesi için her iki davacı için ayrı ayrı 7.500 TL manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davayı kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece, Kiraz Sulh Ceza Mahkemesi'nde davalının davacılara yönelik hakaret eyleminden dolayı yargılandığı dava sonucunun beklenmesinden vazgeçilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı hakkında, Kiraz Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/233 esas 2009/120 karar sayılı dosyası ile davacılara yönelik hakaret suçundan yargılama yapıldığı, sonuç olarak 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedildiği, davanın temyiz aşamasında olduğu, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
BK 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul olunmaktadır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle davalı ... yönünden ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/10385, K. 2012/17150, 16 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama