İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/1069 K.2013/1590

Davacılar ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 28/04/2010 ve 13/12/2010 gününde verilen dilekçeler ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/05/2011 günlü…

Esas2012/1069Karar2013/1590Tarih4 Şubat 2013Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2012/1069 E., 2013/1590 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma

Davacılar ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 28/04/2010 ve 13/12/2010 gününde verilen dilekçeler ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar .... ile ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacıların, davalılar ... ve ...'ya yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalılar .... AŞ. ve ...'nın temyiz itirazlarına gelince;

Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalılar .... AŞ. adına yayın sahibi.... ve ...'dan ödetilmek üzere istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, gösterilen davalılar ile davacılar tarafından temyiz olunmuştur.

Dava konusu haber,... Gazetesi'nin 29/07/2009 ve 30/07/2009 tarihlerinde yayınlanmış olan "..... Vurgunu, ... Vurgununa Çifte Soruşturma, Kaymakamla komutan bir oldu, ....'da vurgun yaptı" başlıklıkları ile okuyucuya sunulmuş olup, .... eski kaymakamının sit alanı olan hazine arazisini yaşlı bir kadına bedelsiz sattıktan 4 yıl sonra, yaşlı kadının sahibi olduğu araziyi kaymakamın eşi ile dönemin garnizon komutanı olan davacılar ... ve oğlu ...'na devretmesi okuyucuya aktarılmıştır.

Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir.

Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.

Davaya konu olayda; dönemin .... kaymakamının girişimleri ile mülkiyeti hazineye ait .... Köyü 733 parsel sayılı taşınmaz 21.7.2004 tarihinde ifraz edilerek 11 parça taşınmaza ayrılmış, ardından bu taşınmazlar ihale yapılmak sureti ile satışa çıkarılmıştır.

İhalesi yapılan 1641 parsel sayılı taşınmaza en yüksek teklifi dönemin garnizon komutanı olan davacı ...'nun oğlu olan diğer davacı ... vererek taşınmazı 28.10.2004 tarihinde iktisap etmiş, 24.6.2008 tarihinde ise taşınmazın ½ hissesini kaymakamın eşi olan ....'ye satmıştır.

İhalesi yapılan 1642 parsel sayılı diğer taşınmaza ise en yüksek teklifi vekili aracılığı ile .... isimli yaşlı bir kadın vermiş, bedel ödemeden ....'da bulunan taşınmazı ile trampa yapmak sureti ile taşınmazı 16.12.2004 tarihinde iktisap etmiş, 17.12.2004 tarihinde de taşınmazın tamamını davacı ...'na satmıştır.

Bu iktisap ve satışlardan sonra 1641 ve 1642 parsel sayılı taşınmazlar 22.7.2008 tarihinde tevhit olarak 2043 parsel sayılı taşınmazı oluşturmuş, ardından 25.7.2008 tarihinde 4 parçaya ayrılan taşınmazdan 2044 parsel sayılı olanın ½ hisse payları ile ... ve ...., 2045 parsel sayılı olanın ...., 2046 parsel sayılı olanın ..., 2047 parsel sayılı olanın ½ hisse payları ile ... ve ... adlarına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu haberin gazetede yayınlanmasından sonra ....

Müfettişliği tarafından kaymakam hakkında ön inceleme yapılmış, hazırlanan ön inceleme raporunda, yapılan ihalelerde mevzuata aykırılık ve çıkar elde etmeye yönelik bir girişim bulunmadığı, kaymakam eşi olan ....'ye taşınmazın ....'den değil, dostluk ilişkisi içerisinde bulundukları ...'ndan intikal etmesinden dolayı kaymakam hakkında soruşturma izni verilmesine gerek olmadığı mütalaa edilmiştir.Ne var ki; yapılan ihaleler yasal mevzuata uygun olsa bile, ihaleye çıkarılan taşınmazların hazineye ait olması, davacı ...'nun öğrenci olmasına karşın babasının garnizon komutanı olarak görev yaptığı ilçede ihalelere girmesi,

ihaleyi kazanan şahıslardan ..... isimli kadının oldukça yaşlı olması, yaşlı olan bu kadının oturduğu yerden başka bir ilçede yapılan ihaleleri takip etmesinin olağan olmaması, vekil aracığı ile işlemlerini yürütmesi, vekili hakkında bir kısım suçlamaların bulunması, trampa yaptığı .....'daki taşınmazının sit alanında kaldığının iddia edilmesi, buna rağmen trampa yapmak sureti ile bedel ödemeden sahibi olduğu taşınmazı hemen ertesi gün davacı ...'na satması,

keza aradan yaklaşık 4 yıl geçtikten sonra kaymakam eşinin davacı ...'dan hisse satın alması şüphe uyandırmış, mesleki konumları gereği daha özenli davranmaları gereken şahıslar oldukları için meselenin üzerine gidilmiş, dava konusu yayınlarda okuyucunun dikkatini çekmek amacı ile bir takım nitelendirmelerde bulunulmuştur. Gazetecilik tekniği gereği kullanılan dikkat çekici başlık ve üslup özle biçim arasındaki dengeyi bozar nitelikte bulunmamaktadır.

Nitekim kaymakam hakkında yayında belirtilen hususlarda ön inceleme yapılmış, mahkemece dinlenen bazı tanıklar, yayındaki isnatları doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır.

Şu durumda, ihaleye çıkartılan taşınmazların satış süreci, ihaleye giren şahısların konumu, yapılan devirler düşünüldüğünde, dava konusu yayının yayınlandığı tarih itibari ile görünür gerçekliğe uygun olduğu, ayrıntı niteliğindeki bir takım beyanların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun dikkatini çekmeye yönelik olduğu, görünür gerçekliği değiştirmediği, yayımlanmasında toplumsal ilgi bulunduğu, konu ile anlatım biçimi arasındaki düşünsel bağın kopartılmadığı, yayının tümü itibari ile hukuka aykırılığından söz edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalılar Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık AŞ. ve ... yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacıların, bu davalılara yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacıların, davalılar ... ve ...'ya yönelik temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/1069, K. 2013/1590, 4 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/1069
Karar No
2013/1590
Tarih
4 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/1077 K.2013/6607
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/1079 K.2013/1895
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1081 K.2013/2067
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1086 K.2013/40
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1086 K.2013/294
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1087 K.2013/2549

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.