KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/10920 E., 2012/19870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 31/01/2012 gün ve 2010/12332-2012/1118 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir.
2-Diğer karar düzeltme istemlerine gelince;
Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar kararın düzeltilmesini istemişlerdir.
Davacılar, davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazası nedeni ile ağır yaralandıklarını beyanla uğradıkları manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2012 gün ve 2010/12332-2012/1118 Esas-Karar sayılı ilamı ile “…davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları fazladır, daha alt tutarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Davacılar, modern hukuk anlayışına göre hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının fazla olmadığı gibi yetersiz kaldığını, mahkemece davalılardan alınmasına karar vermesi gereken karar ve ilam harcının, dava açılırken kendileri tarafından peşin yatırılmış bulunan kısmının yargılama giderleri ile birlikte kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılmasının doğru olmadığını, her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın düzeltilmesini istemişlerdir.
Yargı harçları, 492 sayılı Harçlar Yasası'nda düzenlenmiş olup anılan Yasa'nın 2/1 ve 15. maddeleri gereğince yargı harçları, (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi, işlemin türü ve niteliğine göre maktu olarak alınır.
(1) sayılı tarifenin A/III ve izleyen maddeleri gereğince karar harcı; konusu belli bir değer ile ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi durumunda, kabul edilen değer üzerinden nispi, istemin tümden reddedildiği durumlarda ise maktu olarak alınır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 423. maddesi gereğince yargılama giderleri arasında bulunan karar harçları, tarifede yer alan düzenlemeler gereğince kabul edilen tutar üzerinden belirlenip aynı yasanın 417 maddesi gereğince aleyhine karar verilen taraftan alınır. İstemin tümden reddi dışında davacı harç ile sorumlu tutulamaz.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeyerek, harcın dava açılırken davacılardan peşin olarak alınan kısmının diğer yargılama giderleri gibi kabul ve ret oranlarına göre taraflar arasında paylaştırılmış olması; usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu nedenle de bozulması gerektiğinden davacıların bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin 31/01/2012 gün 2010/12332-12/1118 Esas-Karar sayılı bozma kararına ilave bozma yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/10920, K. 2012/19870, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama