KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/11084 E., 2012/13092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 08/03/2010 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesinde, her ne kadar davanın İ.İ.K.'nun 72/3. maddesi uyarınca açılan bir menfi tespit davası olduğu yazılmış ise de, olayların izahı taraflara hukuki nitelendirmesi hakime aittir. Bu sebeple, dava öncesinde icra dosyası kapsamında yapılan işlemler ve dava dilekçesindeki açıklamalar doğrultusunda, mahkemenin açılan davayı İ.İ.K'nun 89. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davası olarak nitelendirmesi doğrudur.
Ancak mahkemenin gerekçesinde, "davanın ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde açılmadığı yolundaki belirleme ve bu nedenle davanın süresinde açılmadığı" yönündeki gerekçesi İ.İ.K'nun 89/3. maddesinde 17/7/2003 tarih, 4949 sayılı kanunun 22 maddesi ile yapılan değişiklik kapsamına nazaran yerinde değil ise de; davacı tarafa üçüncü haciz ihbarnamesinin 30.12.2009 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise 24.02.2010 tarihinde açıldığı böylece değişiklikten sonra yürürlüğe giren İ.İ.K.'nun 89/3. maddesi hükmünde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürenin de geçirildiği anlaşıldığından,
mahkeme kararının bu değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/11084, K. 2012/13092, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama