KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/11874 E., 2012/13706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma
Davacı Boğaziçi Elektrik Dağ. A.Ş Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı T.C Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı aleyhine 12/08/2009 gününde verilen dilekçe ile rücuen alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... Müşteşarlığı'nın tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; Dava, indirimli tarifeden faydalanan dava dışı 3. kişi tarafından açılan davada kabul edilip ödenen paranın rücu yolu ile geri alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
Davacı, teşvik belgesi sahibi olan dava dışı bir şirkete, davalının yazısı üzerine indirimli tarife yerine normal tarife uygulanması nedeniyle dava dışı şirketin açtığı dava sonunda, normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farkı ödemek zorunda kaldığını belirterek, ödediği tutarın, ödemeye yol açan davalıdan rücu yolu ile alınmasını istemiştir.
Davalı ise, dava konusu işlemin yürürlükte bulunan herhangi bir kanun veya KHK maddesine aykırılık teşkil etmediğini savunarak istemin reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Yerel mahkemece istemin kabulüne dair verilen 23/02/2010 tarihli ilk karar, dairemizin 14/07/2011 tarih 2010/8032 esas ve 2011/8394 karar sayılı ilamı ile "Mahkemece, davacı şirketin Bakanlar Kurulu'nun 22/04/2005 tarihli kararına rağmen devam ettiği uygulaması ile dava dışı şirketin dava açmasına sebebiyet vermesi sonucu zararın artmasına neden olup olmadığı, dava dışı şirket tarafından açılan davada savunmadaki noksanlıkları nedeni ile davanın kaybedilmesi sonucu zararın artmasına sebebiyet verip vermedikleri araştırılmadan karar verilmesinin doğru bulunmadığı” gerekçesi ile bozulmuştur.
Yerel Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Biri hukukçu ikisi elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden 24.03.2012 tarihinde alınan raporda,davacının Beyoğlu 1. Ticaret Mahkemesinde açılan davayı, davalı idareye ihbar etmeyerek ve 22.04.2005 tarihli 2005/8680 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına
rağmen, eski uygulamaya devam ile dava dışı şirketin dava açmasına sebebiyet vermesi ve davada yeterince savunma yapmaması nedeniyle davanın uzamasına ve zararın artmasına kendisinin sebebiyet verdiği,bu nedenle dava dışı şirketin doğrudan hazineye müracatı halinde hazinenin ödemesi gereken miktar olan 55.685,03 TL'den davalı idarenin sorumlu tutulabileceği ve bu tutarın 43.194,00 TL'sinin davalı idare tarafından temerrüt tarihinden önce ödemiş olması nedeniyle davalı idareden bakiye 12.491,03 TL'nin 21.05.2007 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilmiş,mahkemece bu rapor benimsenerek hüküm kurulmuştur.
Davacı Beyoğlu 1. Ticaret Mahkemesinde açılan davayı davalı hazineye ihbar etmeyerek kusurlu davranmış ise de ,bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama yanlıştır. Olağan koşullarda davacı ,Beyoğlu 1. Ticaret Mahkemesinde açılan davada kendisine davalı sıfatı ile dava dilekçesinin tebliğinden itibaren makul süre içerisinde davayı eldeki davadaki davalı hazineye ihbar etseydi,davalı hazinenin ihbar tarihinden sonrası işleyecek faizden sorumlu tutulması gerekirdi.
Bu nedenle 55685,03 TL asıl alacağın konusunu teşkil eden fatura bedellerine davanın ihbar edilmesi gereken tarihe kadar geçen süre için Beyoğlu 1. Ticaret Mahkemesinin kararında belirtildiği şekilde avans faizi yürütülüp bu tarihe kadar alacağın ulaştığı miktar belirlenmeli, bu tarihten sonrası için, bu tarihten itibaren icra dosyasındaki ödeme tarihine kadar geçen süredeki faizlerden davalı ... sorumlu tutulmalı,bu şekilde hazinenin sorumlu olduğu miktar belirlenmeli,yine icra dosyasına hazine tarafından yapılan ödeme bu miktardan düşülerek hazinenin tam olarak sorumlu olduğu miktar bulunmalıdır.
Mahkemece bu yönde konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılıp karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/11874, K. 2012/13706, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama