KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/11931 E., 2012/18360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Tekstil Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 16/05/2011 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 20/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle işletene karşı açılan manevi tazminat davasıdır. Mahkemece , olayın meydana geldiği 23/03/2008 tarihinden itibaren davanın açılış tarihi olan 16/05/2011 tarihine kadarki sürede zamanaşımı dolduğundan, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince, ceza zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delillerden, davacıların murisi ... 20/03/2008 tarihinde davalı sirketin adına kayıtlı olup, dava dışı sürücü ...'nın kullandığı araçla geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanmış ve sonrasında ölmüştür. Olayla ilgili Üsküdar 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/244 esas,2010/436 karar sayılı dosyasında sürücü-suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu davası açılmış ve şikayetten(maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak koşuluyla) vazgeçilmiş olması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, şikayetten vazgeçilmesi ve davacıların ceza davasına müdahil olmamaları nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109.maddesinin 1.fıkrasında: “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” denilmekte; aynı maddenin 2.fıkrasında ise “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” hükmü yer almakta,
Diğer taraftan, dava ve olay tarihinde yürülükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60.maddesinin 1 ve 2. fıkralarında: “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.
Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2.maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından bir yıl yerine, iki yıl olarak öngörülmesidir.
2918 sayılı Kanunun 109/2.maddesindeki düzenlemenin gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Eylemin ceza kanununda suç sayılmış olup olmadığı, kural olarak hukuk hakimince belirlenecektir.
Söz konusu hüküm, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Sonuçta; haksız eylemin suç oluşturması durumunda o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresi hukuk yargılamasında da uygulanacaktır.
Davaya konu tazminat davasının esasını teşkil eden eylem de ceza davasının açılmış olmasından da anlaşılacağı üzere suçtur. Şikayetten de maddi ve manevi tazminat hakları saklı tutularak vazgeçilmiştir. Suç tarihi olan 23/03/2008 tarihinden dava tarihi olan 16/05/2011 tarihine kadarki sürede taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunun ceza zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK.nın 66/e maddesine göre 8 yıl olup henüz dava tarihinde ceza zamanaşımı dolmamıştır. Mahkemece davanın esasına girilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 03/12/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/11931, K. 2012/18360, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama