KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/12236 E., 2012/16283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
2-... vekili Avukat ...
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/06/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince:
Dava; trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, daha önce verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat tutarını arttırmış; yerel mahkemece, ıslah dilekçesi ile arttırılan tutarı da kapsar biçimde maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 84. maddesi uyarınca “Islah, tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar ve tabi olmayanlarda muhakemenin hitamına kadar...” yapılabileceğinden ve yerleşik Yargıtay uygulamaları da bu yönde olduğundan bozmadan sonra yapılan ıslah istemi kabul edilemez.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilmeden, ıslah dilekçesi ile artırılan maddi tazminat isteminin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
(M)
-/- -2- 2012/12236-2012/16283
MUHALEFET ŞERHİ
Sayın çoğunluk 04/02/1948 tarih, E: 1944/10, K: 1948/3 sayılı İBK uyarınca, bozma sonrası ıslah yapılamayacağına, ıslah edilen kısmın reddi gerektiğine temasla yerel mahkemenin kararını bozmuştur.
İBK, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin hükmünü iki gerekçeye dayandırmıştır: 1)davaların gereksiz yere uzamaması ve 2)usuli kazanılmış hakların ihlal edilmemesi. Bozma kapsamı dışında bırakılan ve kesinleşen hususlarda ıslah yapılamayacağı kuşkusuzdur. Bozmanın konusunu oluşturan ve uyulmakla bozma doğrultusunda yeniden tahkikat gerektiren konularda ise, hüküm aleyhine bozulan için usuli kazanılmış haklardan söz edilemez.
1086 sayılı HUMK 84, 6100 sayılı HMK 177/1’e göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Ayrıca, ıslahla müddeabihin arttırılamayacağına ilişkin kanun hükmünün, Anayasa Mahkemesi'nin 21/01/2000 tarih ve 1-2 sayılı kararıyla iptal edilmesinden sonra anılan İBK nın kapsamı ve şumulü yeniden değerlendirilmelidir.
Kanunda ıslahın tahkikatın hitamına kadar yapılabileceği açıkça belirtilmiştir. “Daha yeni ve dolaylı olarak ıslah kurumu ile ilgili İBK da ise (İBK: 04/02/1959, 13/5; RG, 28/04/1959, 10193), bozmadan sonra bozma kararına uyulması ile davada yeniden tahkikata başlanılmış olacağı kabul edilmiştir.” (PEKCANITEZ, Prof. Dr. Hakan-ATALAY, Prof. Dr. Oğuz-ÖZEKES, Prof. Dr. Muhammet, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, Yetkin Yayınları, Ankara 2011, sh: 406)
Bu nedenle bozmadan sonra yeniden başlayan tahkikat safhasında ıslah mümkündür. Aynı görüş için bakınız: 1-KURU, Prof. Dr. Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, İstanbul 2001, 4. cilt sh: 3979; 2- (KURU’dan naklen) ANSAY, Sabri Şakir, Hukuk Yargılama Usulleri, 6. baskı Ankara, sh: 184; 3- ÖNEN, Doç. Dr. Ergun, Medeni Yargılama Hukuku, Sevinç Matbaası, Ankara 1979, sh: 178; 4- YILMAZ, Prof. Dr. Ejder, Islah, Değiştirilmiş İkinci Bası, Yetkin Yayınları, Ankara 2010, sh: 485; 5- TUTUMLU, Mehmet Akif, Kuram ve Uygulama Işığında Medeni Usul Hukukunda Islah, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2010, sh:120; 6- HGK, T: 16/03/2005, E: 2005/13-97, K: 2005/150
Somut olayda, mahkemenin ilk kararı dairemizce, kusura yönelik bilirkişi raporu alınması gerektiğine temasla bozulmuştur. Dolayısıyla ıslahla davalının ihlal edilmiş bir usuli kazanılmış hakkı yoktur. Islah yüzünden davanın sürüncemede kalması da söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun (2) numaralı bent hakkındaki görüşüne katılmıyorum. 07/11/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/12236, K. 2012/16283, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama