KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/12517 E., 2012/16500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/03/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ve davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalının darp ve hakaret eyleminden dolayı uğradığı manevi zararının ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise böyle bir eylemde bulunmadığını, istenen tazminat tutarının çok yüksek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davalının davacıya yönelik hakaret ve darp eylemlerinin sübuta erdiği gerekçesi ile eylemlerin davacıda oluşturduğu elem ve ızdırabın derecesini dikkate alarak 1.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 47-49 maddelerine göre vücut bütünlüğü ve kişilik hakları hukuka aykırı biçimde saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olaya gelince; olayın meydana geliş biçimi, olay tarihi ve yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır. -/- -2- 2012/12517-2012/16500
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/12517, K. 2012/16500, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama