KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/12633 E., 2013/12242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/01/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabululüne dair verilen 11/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurum, davalı astsubayın askeri tesisde bulunan erat çay ocağının sorumlusu olarak görev yaptığı dönemde satışlardan elde edilen paranın idareye eksik teslim edilmesi nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu zararın ilk oluşma tarihi olan 30/04/2001 tarihinden itibaren dava tarihi itibari ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ve 20/03/2012 tarihli bilirkişi raporuna göre belirlenen zarar miktarından davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Dosyadaki belgelerden, dava konusu haksız eylemin 30/04/2001 – 30/09/2001 tarihleri arasında meydana geldiği, davalı hakkında memuriyet görevini kötüye kullanmak ve memuriyet görevini ihmal suçlarını işlediği iddiasıyla hazine zararı tespit edilerek hazırlanan iddianame üzerine yapılan yargılama neticesinde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, hazine zararı talebi saklı tutularak tazminat hakkında bir karar verilmediği, davacı idarenin davaya müdahil olmadığı, sözkonusu kararın 27/07/2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, haksız eylem nedeniyle oluşan kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkin olup uygulanacak zamanaşımı olayın gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu 60/1 maddesinde yer alan "..zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz..." hükmüne göre 1 yıl ve 10 yıllık sürelerdir.
B.K.nun 60. maddesinde sözü edilen 10 yıllık süre genel zamanaşımı süresi olup davanın zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Zamanaşımı, kamu kurumlarında dava açmaya emir vermeye yetkili makamın verilen zararın öğrenme tarihinden itibaren başlar. Bu kapsamda dava açmaya yetkili makamın olayı öğrendiği tarih belirlenerek zamanaşımı defi hakkında karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/12633, K. 2013/12242, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama