KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/12936 E., 2012/18752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Tic. San. AŞ. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 05/10/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, otoparkta park halinde bulunan aracının, davalı sürücünün iş makinesi ile otopark duvarının yıkılmasına neden olmasından dolayı hasar gördüğünü iddia ederek, aracındaki hasar bedelinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiş, davalı, davaya karşı cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının aracında meydana gelen zararın, davalı sürücünün kusuru ile doğduğu kabul olunarak benimsenen bilirkişi raporu uyarınca hesaplanan zarar tutarı hüküm altına alınmıştır.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalı ...'in açık adresinin tespit edilememesi nedeni ile dava dilekçesinin ilgili davalıya gazete ilanı yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu 10/2. maddesi "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmünü içermektedir. Açıklanan yasal düzenleme nedeniyle davalı ...'e dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesi uyarınca hakim "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir." hükmünü düzenlemektedir.
Yukarıda açıklanan nedenle davalı ...'e usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/12936, K. 2012/18752, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama