KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/13199 E., 2012/17050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Boru Hatları Petrol Taşıma A.Ş. aleyhine 07/07/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair verilen 15/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ... 'a ait boru hattı yapım işi sırasında çiftçilerin sulama ihtiyacını karşılamak üzere kullanılan kanal ve kanaletlerin kırılmasına neden olunduğunu belirterek tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı yan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava ihbar olunan ... Yapı Taahhüt İnşaat A.Ş. ile davalı arasında doğalgaz boru yapım işi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre meydana gelebilecek her türlü zarardan yüklenici şirketin sorumlu olduğu, bu nedenle davalı ...'a husumet yöneltilemeyeği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı birliğin kanal ve kanaletlerle su ilettiği bölgede davalı şirket tarafından doğalgaz boru yapım işinin yürütüldüğü ve işin sözleşme ile ihbar olunan şirkete gördürüldüğü anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı ile dava dışı yüklenici arasında sorumluluğa ilişkin düzenlemeler içeren sözleşme var ise de; davacı birlik bu sözleşme yönünden 3. kişi konumunda olup sözleşme hükümleri davacı yönünden bağlayıcı değildir.
Sözleşme ancak iç ilişkide taraflar yönünden uygulanabilir. Davalı ... , işin asıl sahibi (asıl iş veren) olması ve denetim yükümlülüğünün bulunması sebebi ile meydana gelen zarardan sorumludur. Davanın esasının incelenerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/13199, K. 2012/17050, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama