KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/13227 E., 2012/16518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... Savunma ve Güvenlik Sistemleri San. A.Ş. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/08/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/06/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, internet üzerinden ve telefonla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, mağdurun kendisi olduğunu, şirketten hizmet alamadığını, şirketin haksız olduğunu, bu sözlerini müşteri gizliliği içinde sarf ettiğini, medyada yada alenen işlemediğini, usulüne uygun sistemin davacı tarafından takılmadığını, davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece, davalı tarafından kullanılan ifadelerin hakaret suçunu teşkil ettiği, ancak kullanılan ifadeleri herhangi bir şahsa yönlendirmeyip, davacı şirkete yönelik olduğu, yapılan konuşmaların ve gönderilen e-maillerin aleniyet unsuru taşımadığı, konuşmaların ve e-maillerin ilgili çalışanlarla sınırlı kaldığı, davacı Anonim Şirketin manevi şahsiyetine kamuoyu önünde zarar vermediği anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya güvenlik hizmeti verildiği, davalı iş yerindeki güvenlik için kurdurduğu dedektörün iyi çalışmaması ve yerinin değiştirilmesini davacı şirketten talep ettiği, bu değişimin ise bir bedelinin olduğunu şirket yetkililerince davalıya söylendiği, davalı da şirket çalışanlarına şirket hakkında "ben sizin kadar ucuz, kalitesiz, misyon ve vizyondan uzak, şirket tek politikası müşterisinden üç kuruş alacağı olan basit bir şirket daha görmedim, sizinle çalıştığım güne lanet olsun umarım hiç müşteriniz kalmaz".
Diye elektronik posta gönderdiği, ertesi gün şirket yetkilileri adresi tekrar almak için aradıklarında telefonda "ne kadar ciddiyetsiz ve laubali bir firmasınız sizin kadar laubali firma görmedim" diyerek telefonu kapattığı, aynı gün davalı tarafından davacı şirketin ... adresine "sabah 09:00 da arkadaşlar gelecekler diye kendim erkenden geldim ve saat 10:18 olmuş daha gelen yok Allah belanızı versin" biçiminde elektronik posta attığı, davacı yetkilisi telefonla davalıyı aradığında davalının "kendileri ile çalışmayacağını böyle pislik firmanın önünden geçmeyeceğini" söylediği anlaşılmaktadır.
-/- -2- 2012-13227-2012/16518
Davalının e-maili ve telefonla hakareti davalı şirketin elemanları tarafından öğrenilmiştir. Davacının kişilik haklarına saldırı gerçekleşmiştir. Uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, istemin tümden reddi doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dava, elektronik posta ve telefon vasıtası ile davacı şirketin kişilik haklarının zarar görmesinden dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dava reddedilmiş, temyiz incelemesi sonucunda değerli çoğunluk tarafından davacının kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği kabul edilerek karar bozulmuştur.
Davaya konu telefon görüşmeleri, davacı şirket görevlileri ... ve ... ile davalı arasında yapılmış, elektronik postalar ise, davacı tarafından davacı şirket ile şirketin genel müdürü ... 'in mail adreslerine gönderilmiştir.
Şirket, faaliyetini genel müdürü ve çalışanları eliyle sürdürmektedir. Başka bir anlatımla politikasını yönetim kurulu belirlemekte, talepler ise genel müdür ile idari ve teknik görevlilerce karşılanmaktadır. Hal böyle olunca, doğal olarak şirket hakkındaki yakınmalar için muhatap ta bunlar olacaktır. Bu olay nedeniyle davacı şirketin müşteri kaybettiğine ilişkin bir iddia mevcut değildir. Yani, bu yazışmalar ve görüşmeler şirket ve görevlileri ile davalı arasında kalmış, şirket ve çalışanları dışına taşmamış, aleniyet kazanmamıştır. Bu itibarla, yerel mahkemenin karar gerekçesi ve kurduğu hüküm isabetli ve doğru olmuştur.
Açıkladığım sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının onanması görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.09/11/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/13227, K. 2012/16518, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama