KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/13324 E., 2013/11737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 18/06/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve Eshot Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü'nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü'nün diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar davalı ... Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısımlar üzerinden davalılardan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü yararına vekalet ücretine hükmedilmelidir. Davalılardan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü yararına reddedilen tazminat istemleri yönünden hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. Karar, açıklanan nedenle yerinde bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalılardan ...'ın temyiz itirazlarına gelince;
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Dosya kapsamından davalı ...'ın İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde otobüs şoförü olarak görev yaptığı ve bu görevi sırasında davaya konu trafik kazasına sebebiyet verdiği, davalının kamu görevini ifa ettiği sırada meydana gelen zararın kendisinden tazmini istendiğine göre Anayasa'nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1 maddesi gereğince kamu görevlisi hakkında adli yargı yerinde dava açılamayacağından husumet nedeni ile davanın reddi gerekir.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle çoğunluğun bozma kararının 3 nolu bendine katılmıyorum. 18/06/2013
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/13324, K. 2013/11737, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama