KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/13576 E., 2012/16815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Enerji ve Tic. A.Ş. aleyhine 25/03/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 24/05/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 13/11/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-) Dava, dinamit patlaması sonucu taşınmaza verilen zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmaz değeri ve eski hale getirme bedelinin ayrı ayrı hesaplandığı ve mahkemece her iki miktar toplanmak suretiyle belirlenen tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Tazminat sorumluluğunun kapsamı, gerçek zarar ile sınırlı olup; zarar da, haksız eylemden önceki ve sonraki durum arasındaki farktan ibarettir (BK m.42). Eski hale getirme istemi ile açılan davalarda hem taşınmazın eski hale getirme bedelinin hem de taşınmazın sürüm değerinin belirlenmesi ve az olan miktara hükmedilmesi gerekir.
Dava konusu olayda, dinamit patlatılması sonucu dökülen toprak ve molozlar nedeniyle taşınmazın aynına zarar verilmiş olup; zarar miktarının, taşınmazların sürüm (rayiç) değerini geçmemesi gerekir. Mahkemece açıklanan ilkeye aykırı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b-) Diğer yandan, dava konusu taşınmaz kullanılamaz hale geldiğinden sürüm bedelinin hüküm altına alınması durumunda da; tapu kaydının davacı üzerinde kalacağı gözönünde tutularak, BK'nun 43 maddesi ve yararların denkleştirilmesi ilkesi uyarınca, tazminat miktarından uygun bir oranda indirim yapılması gerekir. Karar açıklanan nedenle de yerinde görülmemiş ve bozulması gerekmiştir.
-/-
-2- 2012/13576-2012/16815
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/13576, K. 2012/16815, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama