KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/14190 E., 2012/17001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 01/07/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 23/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Haksız eyleme dayalı tazminat istemleri, haksız fiil ve failinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halde 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Öte yandan Borçlar Kanunu’nun 60/2. maddesinde; “zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince daha uzun zamanaşımına tabi olan eylemden kaynaklanmış ise ceza zamanaşımının uygulanacağı” kuralı vardır. Yine Hukuk Genel Kurulu'nun istikrar kazanmış uygulamalarına göre, ceza yargılamasının devamı sırasında zamanaşımı işlemez.
Yukarıdaki açıklamalar somut olaya uygulandığında; zarar doğuran eylemin, Türk Ceza Kanununda düzenlenen taksirle yaralama suçunu oluşturduğu, suç tarihinin 31/01/2007 olduğu, eldeki davanın ise 01/07/2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak somut olaya uygulanacak zamanaşımı süresi ceza zamanaşımı süresi olup bu sürenin 8 yıl olduğu ve henüz dolmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, esasa girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/14190, K. 2012/17001, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama