KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/14210 E., 2013/10655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/09/2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 12/01/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 04/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, sahip olduğu maden ruhsatlarının devri için davalı ile sözleşme yaptıklarını, davalının talebi üzerine maden ruhsatlarının dava dışı Naziktar Sönmez isimli kişi adına tescilinin yapıldığını, protokoller uyarınca ödenmeyen kısım için yapılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 3213 sayılı Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğine göre taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerli olmadığı, bütün madenlerin sicile kaydedilmesinin zorunlu olduğu, maden ruhsatlarının devirleri veya devri ihtiva eden taahhütlerin geçersiz olduğu, davacının bu nedenle hak iddia edemeyeceği şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanununun 5/2. maddesinde "Maden ruhsatları ve buluculuk hakkı, devredilebilir. Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile tamam olur." yazılıdır. Bu hüküm uyarınca davada dayanılan sözleşmelerin geçerli hale gelebilmesi için maden siciline şerh edilmesi zorunludur. Davacı, sözleşmenin şerh edildiğini ve devrin sağlandığı iddia etmektedir. Mahkemece bu durum araştırılmaksızın sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda, ilgili kuruma yazı yazılarak yasanın öngördüğü şekilde devrin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu nedenle eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/14210, K. 2013/10655, 4 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama