İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/15048 K.2013/16033

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 25/11/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili…

Esas2012/15048Karar2013/16033Tarih8 Ekim 2013Okuma6 dk · 1.130 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2012/15048 E., 2013/16033 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ekim 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.130 kelime·6 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 25/11/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, kamu zararı nedeni ile alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davaya konu olayda, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Merkezi Laboratuarında tetkik ve tahlilleri yapılan hastalardan sağlık güvencesi bulunmayanların kayıtlarının kayıt görevlisi tarafından Laboratuar İşletim Sisteminden silinerek tetkik ve tahlil bedellerinin hastane otomasyon sisteminde sosyal güvencesi bulunan diğer hastalar üzerinden fatura edilmek suretiyle kamu zararı oluştuğunun ... İç Denetim raporu ile anlaşıldığı ileri sürülerek Klinik Biyokimya Merkez Laboratuarı sorumlusu ve kayıt görevlisi davalılardan 10.085,51 TL'nin tahsili istenilmiştir.

Davalı laboratuar sorumlusu.

Hastane İşletim Sistemi, Laboratuar İşletim Sistemini ayrı ayrı kurduranın davacı taraf olduğunu, her iki sistemin teknik kapasitesinin ve çalışma sisteminin birbirinden farklı olduğunu, HİS'in istendiği zaman LİS'i kontrol edemediği gibi LİS'in de HİS'i kontrol edemediğini, aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen iki sistemin birbirini kontrol edebilecek şekilde bağlantı için bir ara sistem oluşturulmadığını, her iki sistemin de bir yılda 1 milyona yakın işlemi yürütecek kapasitesi olmadığını, kurulduklarından beri her iki sistemin teknik elemanlar tarafından değil, bu işle ilgisi olmayan kişilere davacının emri,

rızası ve muvafakati ile kullandırıldığını, davacının yüzde yüz kusurlu ve hatalı olduğu halde kendilerine sorumluluk yüklemeye çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı kayıt memuru savunmasında; söz konusu tarihlerde veznelerinin 08:30'da açıldığını, kendilerinin ise bölüm sorumlusu Prof.

Dr. ...'ın talimatıyla 07:00'de çalışmaya başladıklarını, aradaki bir buçuk saatlik zaman farkından dolayı kanı alınmış veya kan vermeye gelen hasta kaydı yapmak üzere kabul etmek zorunda olduklarını, hastaların acil olarak yapılması gereken testlerini, saat 08:00'de yapılması gereken hormon testlerini vezne açılmadan kayıt etmeleri gerektiğini, veznenin erken açılmasını idare amirlerinden talep ettiklerini "vezne görevlileri dekanlığa bağlı olmadığından müdahale edemeyeceklerini" söylediklerini, ücretini ödememiş hastaların raporlarını almamaları için programda bir düzeltme yapmalarının gerekliliğini hocaları Prof.

Dr. ...'a ve o zaman bilgi işlem sorumlusu olan kişiye ilettiklerini ancak bu kişinin programda böyle bir değişiklik yapılamayacağını belirttiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, alınan bilirkişi raporlarına göre Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 5. maddesi ile ilgili mevzuat hükümlerine göre kamu zararının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Dava, hasta kabul ve kan alma bölümünde hastane iletişim sisteminde (HİS) kayıtları bulunan ancak laboratuar iletişim sisteminde (LİS) kayıtları bulunmayan hastaların tahlil ve tetkik bedellerinin ...'na fatura edilmesi nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili isteminden ibarettir.

Öncelikle, davacının bu davada taraf sıfatının (aktif husumet ehliyetinin) bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir.

Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bîr davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şeklidir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı), kural olarak, o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir.

Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme, dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Diğer bir ifade ile sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir.

Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.

O halde, dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir (Kuru, Baki-Arslan, Ramazan-Yılmaz, Ejder: a.g.e., s.231-232; Üstündağ, Saim: Medeni Yargılama Hukuku, Alfa Basım Yayım Dağıtım. İstanbul 1997. s.307).

Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.

Görüldüğü üzere, taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.

Kamu zararının tazmini istemini içeren bu dava ile ilgili olarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 63 ve 64. maddeleri hükmüne göre de zarara uğrayan idare kamu zararının tahsilini isteyebilecektir.

Görülmektedir ki, öncelikle ortada dava konusu edilmeye uygun bir hak bulunmalı ve dava, o hakkın sahibi durumunda olan ve dava ehliyetine sahip bulunan kişi tarafından açılmış olmalıdır.

Açıklanan maddi olgu ve kurallar karşısında, somut olayda, öncelikle tetkik ve tahlil bedellerinin davacı tarafından tahsil edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Her ne kadar dava dilekçesinde "...'ya fatura edildiği" denilmekte ise de dosyada tahsil edildiğine ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanılamamıştır. Şayet, tetkik ve tahlil bedelleri ilgili kurumundan tahsil edilmiş ise dava hakkı ödeyen kuruma aittir. Bunun anlaşılması halinde davanın "aktif husumet ehliyeti" yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Ancak, aksi durumun saptanması veya ...'nun davacı kuruma rücu etmiş olması durumları istisnadır. Böyle bir olayın gerçekleşmesi durumunda davacının dava hakkının var olduğunun kabulü gerekecektir. Mahkemece, davacının dava hakkının bulunduğunun saptanması halinde ise;

Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 5. maddesi hükmüne göre; "yoksul olduğunu belgeleyen hastalar ile kurum baştabipliğince ücret ödemesi mümkün görülmeyen fakir hastalar ile eğitim hastanelerinde bilimsel araştırma ve eğitim ve öğretim gibi nedenler ile yatmasında fayda görülen hastalar ücretsiz tedavi olurlar."

Mahkemenin kurum zararının tazmini davasının reddi gerekçesinde, anılan yasal düzenlemeye dayanılarak tetkik ve tahlil bedellerinin ödenmemesini ve sigortalı hastalar üzerinden tahsili işlemini bu yönetmelik kapsamında (Gratis) olarak kabul etmiştir.

Ancak, davalılar hakkında açıklanan eylemleri nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/299 sayılı dava dosyasında "görevi kötüye kullanma" suçu nedeniyle yapılan yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Ceza Kanunlarının suç olarak nitelendirdiği eylemler aynı zamanda birer haksız eylemdir. Ceza yargılaması sonucunda davalıların eylemlerinin sabit olduğu anlaşılır ise bu haksız eylem nedeniyle davacının zararının karşılanması gerekir. Bunun içinde öncelikle davalılar hakkında açılan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekmektedir.

O halde mahkemece, öncelikle davacının dava hakkı bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varlığının kabulü halinde de ceza dosyasının sonucu beklenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/15048, K. 2013/16033, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15048
Karar No
2013/16033
Tarih
8 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/15048 K.2013/14280
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/15049 K.2013/10496
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/15049 K.2013/29004
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/15050 K.2013/28998
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/15051 K.2013/14878
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/15052 K.2013/26519

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.