KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/15335 E., 2012/17676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 11/07/2011 gününde verilen dilekçe ile tasarrufun iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalılardan ... ile 23 yıl önce evlendiklerini, nizaya konu 1671 ve 1672 nolu parselleri ev yaptırmak için davalı eşi adına satın aldıklarını, aralarında devam eden boşanma davası sırasında satın aldıkları bu taşınmazların eşi tarafından muvazaalı olarak ...'na kendisinden mal kaçırmak niyetiyle düşük bir değerle temlik edildiğini, taşınmazların alımında eşinden daha fazla maddi katkıda bulunduğunu, bu nedenlerle muvazaalı satış işleminin iptali ile eski hale iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, muvazaa iddiası ancak önceki malik olan davalı ... ... tarafından diğer davalı ...'na karşı ileri sürülebileceğinden ve iş bu dava davacı tarafından İcra İflas Kanunun 277 vd. maddeleri uyarınca davalı ... ...'den alacaklı olduğundan bahisle de açılmadığından davacının dava açmakta sıfatının bulunmadığı kabul olunarak sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki belgeler incelendiğinde, davacı ile davalı arasında boşanma davası görülürken, 1672 nolu parselin ... ... tarafından 09/03/2011 tarihinde satış yoluyla diğer davalı ...'nun yeğeni olan ... 'a, ... tarafından da 11/04/2011 tarihinde davalı ...'na yine satış suretiyle devredildiği; 1671 nolu parselin ise ... ... tarafından 16/09/2010 tarihinde doğrudan ...'na satış yoluyla devredildiği anlaşılmıştır.
Davacının iddiasına göre, dava muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali istemlidir. Davacı taraf muvazaasına dayanmadığına göre, eldeki davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/15335, K. 2012/17676, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama