KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/16565 E., 2012/17301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Başkanı aleyhine 04/12/2008 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ... tarafından hakkında sulama borcu bulunduğu iddiasıyla başlatılan takip nedeniyle davalı birliğe sulama borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın reddi ile İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince verilen tedbir nedeniyle alacaklının alacağına kavuşamaması gözetilerek alacak miktarına göre belirlenen 3.102,00 TL tazminatın ödenmesine hükmedilmiştir.
Dava dosyası kapsamında bulunan Eğirdir l.İcra Müdürlüğü'nün 2008/370 takip sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı Birlik tarafından 1.481,00 TL asıl alacak ve 4.652,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.133,97 TL alacak miktarı üzerinden icra takibine girişildiği anlaşılmaktadır.
İcra inkar tazminatına sadece asıl alacak üzerinden hükmedilmesi gerekirken mahkemece işlemiş faizi de kapsayan tüm alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/16565, K. 2012/17301, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama