İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/16753 K.2013/15404

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 10/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/07/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi…

Esas2012/16753Karar2013/15404Tarih1 Ekim 2013Okuma5 dk · 982 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2012/16753 E., 2013/15404 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Ekim 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

982 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 10/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/07/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Davalı ... yönünden;

Dava, haksız el koyma nedenine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, hüküm, davalı hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, kendisine ait küçükbaş hayvanlara kaçakçılık iddiası ile kolluk güçlerince el konulduğunu ve yapılan ceza yargılaması sonucunda üzerine atılı suçtan beraatine ve yedieminde bulunan hayvanların kendisine iadesine karar verildiğini, buna rağmen iadenin gerçekleşmediğini ileri sürerek, bu süreçte mahrum kalınan kazancın davalılardan tazminini talep etmiştir.

Davalılar ise yediemine teslim edilen hayvanların iade edilmemesinde kusurları bulunmadığını, yedieminin malları iade etmediğini savunarak davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 53. (HUMK 39) ve devamı maddelerine göre, davada taraf olmayan bir kimsenin lehine veya aleyhine hüküm kurulması mümkün olmadığından ve davalı ...'nın bu olayda taraf sıfatı bulunmadığından hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.

2-Davalı ...’nin temyiz itirazları yönünden;

Davaya konu olayda; davacıya ait 744 adet küçükbaş hayvana kaçak oldukları iddiası ile 24/05/1999 tarihinde kolluk güçlerince el konulmuş ve yediemin olarak dava dışı şahsa teslim edilmiştir. Ceza yargılaması kapsamında yapılan 10/06/1999 tarihli keşif sırasında beyanı alınan yediemin ... “...yakalanıp bana teslim edilen hayvanlar huzurunuzda bulunan hayvanlardır, gördüğünüz gibi burada bu hayvan kapasitesini kaldıracak derecede ot ve su yoktur, çoğu telef oldu halende olmaktadır...” diyerek hayvanların sahibine iade edilmesini talep etmiştir. Bu durumda, mahkemece el konulan hayvanların sahibine fiilen

teslim edilip edilmediği, teslim konusunda davacının müracaatının bulunup bulunmadığı, hayvanların yedieminin beyanında geçtiği gibi telef olup olmadığı hususlarının usulünce araştırılması gerekmektedir. Sözkonusu küçükbaş hayvanlar davacıya teslim edilmemiş ise, küçükbaş hayvanların el koyma tarihindeki değerleri belirlenerek davacının zararı hesaplanmalıdır.

Ayrıca davacının denetim sırasında ve sonrasında el konulan hayvanlara ait menşeiy şehadetnamesini ibraz edememesi, beraat ve iade kararının 15/10/2003 tarihinde kesinleşmesine rağmen aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra 10/05/2011 tarihinde eldeki bu davayı açması gibi davacı kusurları birlikte değerlendirildiğinde zararın artmasında müterafik (bölüşük) kusuru bulunduğu açıktır. Bu durumda, hükmedilecek tazminat miktarından BK.

42, 43 ve 44 maddeleri gereğince uygun miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA 01/10/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

1-Aşağıdaki nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

Dosya içeriğindeki bilgilere göre ağır ceza mahkemesinin kararının 2003 yılında kesinleştiği ve böylece davanın açılmış olduğu 2011 yılına kadar zamanaşımı süresinin geçtiği açıktır.

Süresinde davalı Hazine vekili/temsilcisi tarafından zamanaşımı def'ini ileri sürmemiş olması ve ancak temyiz dilekçesiyle bu def'in gündeme getirilmesi özellikle dava konusu miktarına bakıldığında ve benzeri olan aynı bölgeden gelen dosyalarda da aynı kamu görevlilerince aynı yasaya aykırı işlemlerin yapıldığı ve davanın tebliğinden itibaren yasal süresinde zamanaşımının ileri sürülmeyip temyiz dilekçesinde ancak yazılması hususu ilgililer açısından doğrudan doğruya ve açık bir şekilde görevi kötüye kullanma olup ilk derece mahkemelerinin kararını denetleme yetkisine sahip olan Yargıtayca kararların bozulmasını önlemek için bilinçli olarak

takip edilen bir yol olduğu bellidir. Bu hususun pekçok dosyada açıkça devam ediyor olması ilgili kamu görevlileri açısından özellikle rücu davalarında gözlenmelidir. Aksi takdirde bu belirlemeye rağmen rücuda gözlenmemesi rücuyu sağlayacak kamu görevlileri açısından bu kez rücu yolunu açar.

2-Bu tür bölgesel dosyaların tamamında hayvanların teslim edildiği bir yediemin bulunmaktadır. Bu husus davalı kamuca hiçbir şekilde dile getirilmemekte savunma yöntemi olarak ileri sürülmemekte böylece maddi gerçeğin araştırılması bizatihi davalı kurum tarafından engellenmektedir. Bu husus da ilgili kamu görevlilerine kesin rücu yolunu açmaktadır. Ayrıca iş bu dosyada davacı tarafın yediemin ile olan akrabalık ilişkisi de gözetildiğinde davacının genel hayat tecrübelerine göre hayvanları teslim aldığı sonucunu doğurmaktadır. Bütün bunlara rağmen hazinenin mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

3-Dosyada davacının hayvancılık yapmakta olduğu ve bir çiftliği bulunduğuna dair hiçbir rapor, keşif zaptı ve benzeri delil ve bulguya rastlanmamaktadır. Esasen hayvan kaçakçılığına ilişkin bütün dosyalarda da durum aynıdır. El konulan hayvanların menşei belirsiz olduğu ve dolayısıyla kaçak hayvan olduğu esasıyla elkonulduğu, yargılamaya konu olduğu açıktır.

Bu tür hayvanlar sınır dışından getirildiği takdirde toplu olarak satışa konu edilir, el değiştirir ve dolayısıyla belli bir çiftlik, ağıl vs yerlerde çoğaltma ve ürünlerinden yararlanma (tüy, kıl, yavru ve süt verimi elde etme) çabalarına konu olmazlar.

Somut dosyada davacının bu tür hayvanları ve dolayısıyla dava konusu hayvanların ürünlerinden yararlanma amacıyla değil ucuz yöntemlerle elde edip iç pazara sevk ederek kâr etme ve sırf canlı satış üzerinden gelire ulaşma amacıyla elinde bulundurduğu bütün dosya bilgileri ile kesin olarak sabittir. Demek ki bu tür hayvanlar yıllarca elde bulundurulan hayvanlar olmayıp kısa süreli olarak elde bulundurulan hayvanlardır.

Davacı haklı bile olsa böyle olaylarda hayvanların sadece o günkü el konulma tarihindeki sayısı üzerinde net, süt vb gelirleri ve çoğalma faktörü gözönüne alınmaksızın piyasa değeri üzerinden hesap yapılıp ödenmesine karar verilebilir. Bu nedenle gerek bölgesel dosyalarda gerekse işbu dosyadaki bilirkişi raporuna hiçbir şekilde itibar edilemez. Eğer kamusal unsurlar gerçekten vatandaşın sürüsüne haksız olarak el koymuş ise bu durumda talep sahiplerinin hakkı karşılanmalıdır.

Bunun yöntemi de o günkü sayının piyasa değerinin belirlenip makul bir faiz yöntemiyle iade edilmesidir.

Unutulmamalıdır ki belli bir kilogramda süt verimi tekil üstü ikiz, üçüz vb üremelerin kültür ırkı hayvanlar için geçerli olup bu tür hayvanların bölgede coğrafi koşullar itibariyle yaşaması da olanaksız olup sevkiyatı da telef sonucu doğuracağından ve böylece kaçakçılığı konu edilemeyeceğinden bilirkişi raporlarının özellikle denetlenmesi yargı açısından çok önemli bir koşuldur.

Bu hususların göz ardı edilmesinin HMK 46 anlamında hakimin sorumluluğu sonucu doğuracağı unutulmamalıdır. Kaldı ki davanın reddine ilişkin bir dilekçe dosyaya girdiğinde ve ceza dosyası delil olarak gösterildiğinde o dosya içeriği de doğrudan inceleme konusudur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Karşı oy görüş yazımın (2 ve 3) nolu bentlerinde açıkladığım nedenlerle davanın reddi gerekirdi. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 01/10/2013

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/16753, K. 2013/15404, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Sonuç
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16753
Karar No
2013/15404
Tarih
1 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/16754 K.2013/15545
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/16755 K.2013/27082
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/16762 K.2013/15387
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/16765 K.2013/30502
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/16766 K.2013/15672
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16767 K.2013/15282

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.