İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/2264 K.2013/1723

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 30/09/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca…

Esas2012/2264Karar2013/1723Tarih6 Şubat 2013Okuma4 dk · 744 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2012/2264 E., 2013/1723 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Şubat 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

744 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 30/09/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacı, davalı ...'ın diğer davalı şirketin sahibi olduğu ..... gazetesinin 14/10/2008 tarihli internet gazetesinde "Bombaları dert etmeyi bırakıp, onları nasıl inkar ettim?" başlıklı köşe yazısında kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.

Davalılar ise, yazının davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığını, davanın haksız olduğunu, basın kurumlarının olayları irdeleyip gerçeği ortaya çıkartmaya çalıştığını, dava konusu yayının tamamen basının haber verme, yorum ve eleştiri yapma özgürlüğü sınırları içerisinde kalarak gerçekleri yazdığını, yazının üslubunda hakaret ve aşağılayıcı tabir kullanılmadığını, kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını, yayının gerçek olup kamu yararı amacı taşıdığını, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Yerel mahkemece, 14/11/2008 tarihli yazının içerisindeki başlıklarda, davacının isminin açıkça geçtiği, davacının halen yargılanıyor oluşu, yargılandığı konu ile ilgili olarak kaleme alınan yazıda "inkar şarkıcısı" ...'ın ipliğinin pazara pardon "bombacılığını" mahkemeye çıkardı. .... davasının bir numaralı sanığı ... çapraz sorguda "... bombaları inkar etmeyi ne kadar çok sevdiğini" bir kere daha gösterdi. Ev sahibi ..., ifadesinde "bombalarla dolu olan sandığı askerde komutanı olan, bağlantısını sivil hayatta da sürdürdüğü emekli astsubay ...'dan aldığını" söyleyecekti gibi ibarelerin ve yazı içinde geçen diğer açıklamaların davacının kişilik haklarına ağır bir saldırı olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür

davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.

Dava konusu .... gazetesinin 14/10/2008 tarihli internet gazetesinde kaleme alınan "Bombaları dert etmeyi bırakıp, onları nasıl inkar ettim?" başlıklı köşe yazısında .... bir gecekonduda ele geçirilen el bombaları ile ilgili açıklamalara yer verildiği, yazı içeriğinin özel yetkili..... Ağır Ceza Mahkemesince gönderilen davacı ve yazıda ismi geçen diğer kişilerin beyan ve açıklamalarına yer verildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu yazıda yer alan açıklamalarda geçen el bombaları kamuoyunda ".... Davası" olarak bilinen davanın iddianamesi ile de dava konusu yapılmıştır. Davacı gecekonduda ele geçirilen el bombaları nedeniyle .... Terör Örgütü üyesi olduğu ileri sürülerek tutuklanmış olup dava konusu yazıda açıkça davacının kişilik haklarına yönelinmemiş, davacı eleştirilmiştir.

Bu durumda, güncelliği de bulunan böyle bir iddianın haber konusu edilmesinde ve üzerinde yorumlar yapılmasında hukuka aykırılık yoktur. Yayın içeriğinde yapılan değerlendirmeler sırasında kullanılan sözler olayın gösterdiği özelliklere ve anlatılmak istenen amaca uygundur.

Yerel mahkemece, olay tarihinde beliren görünür duruma uygun olup genel anlamda eleştiri sınırları içerisinde kalan dava konusu yazının hukuka uygun olduğu gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/2264, K. 2013/1723, 6 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2264
Karar No
2013/1723
Tarih
6 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/2265 K.2013/7535
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/2265 K.2013/3191
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/2267 K.2013/7536
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/2268 K.2013/3577
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/2269 K.2013/1057
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/2272 K.2013/7537

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.