KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/3527 E., 2012/15845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Teks. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 30/03/2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi (Kanun Yararına) Cumhuriyet Savcılığı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece, istemin kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 7/3/2012 tarihli dilekçeyle; 6183 sayılı "Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Kanun" uyarınca idari para cezalarının özel takip usulüne göre yapılması gerekirken ilamsız icra takibi yoluyla tahsili isteminin doğru olmadığı bu hususun görev sorunu olup kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilerek yerel mahkeme kararının "Kanun Yararına Bozulmasını" istemiştir.
Yapılan incelemede; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle alacaklının ilamsız icra takip yapmasını engelleyen yasa maddesinin bulunmamasına göre yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine 31/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, Devlete, Vilayet hususi idarelerine (özel idare gibi) Belediyelere ait (vergi, resim, ceza tahkik ve takiplerine ait mahkeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i) alacaklar veya bunlarla ilgili yapılan icra takiplerinden kaynaklanan davadır.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsiline İlişkin Kanunu'nun (1). maddesine göre;
Devlete, Vilayet hususi idarelerine ve Belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait mahkeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacaklar ile aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan ... dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından olan alacakları ile bunların takip masraflarından kaynaklanan alacakları amme alacağı sayılır.
Sayılan bu amme alacaklarının tahsil ve takibi ile ilgili her türlü usuli işlemler ve alınacak her türlü tedbirlerle ilgili olarak 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsiline İlişkin Kanun hükümlerinin uygulanacağı aynı kanunda açıkça düzenlenmiştir.
6183 Sayılı Kanun'un düzenlenmesinin, sınırlı alacaklar ve sınırlı alacaklar ile ilgili yapıldığı göz önüne alındığında bu kanun özel bir düzenlemedir.
Bir konuda özel kanun (düzenleme) olan hallerde özel kanunun uygulanacağı, genel düzenlemelerin uygulanamayacağı herkesçe bilinen hukuki bir prensiptir. Dolayısıyla yukarıda sayılan amme alacakları ile ilgili olarak hem genel hükümlerin hemde 6183 Sayılı Kanun düzenlemelerinin isteğe göre uygulanmasının kabulü mümkün değildir. Zira eğer genel hükümler uyuşmazlığı çözüyorsa; o takdirde yasa koyucu özel olan 6183 Sayılı Kanun'u niye yasalaştırmıştır ?
Bir konuda özel düzenleme yoksa veya özel düzenleme hükümleri uyuşmazlığı çözmeye yetmiyorsa, o takdirde genel hükümler uygulanabilir. Aksi halde genel hükümlerin özel düzenlemenin olduğu hallerde uygulanması mümkün değildir.
O halde; davaya konu alacağın 6183 Sayılı Kanun'un (1.) maddesinde sayılan amme alacaklarından olması, amme alacaklarının tahsili ve yapılacak takiplerde 6183 Sayılı Kanun Hükümlerinin uygulanacağının aynı kanunda açıkça belirtilmesi karşısında, uyuşmazlığın 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümlenmesinin doğru olmadığı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 31/10/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/3527, K. 2012/15845, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama