KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/4752 E., 2012/7180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Genel Müdürlüğü ve diğeri aleyhine 29/12/2008 gününde verilen dilekçe ile faiz alacağının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 14/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili, ihbar olunan ... vekili taraflarından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan davacı ile davalının temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-İhbar olunan Devlet Su İşleri'nin temyizi yönünden; dava, asıl davada istenmeyen faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı ile ihbar olunan Devlet Su İşleri ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
Devlet Su İşleri (DSİ) karar başlığında ihbar olunan konumunda olup davanın tarafı değildir ve hakkında hüküm kurulmamıştır. Şu halde adı geçenin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir.
2-Davalı ... Anonim Şirketi (...)'nin temyizi yönünden; davacı, baraj kapaklarının tedbirsiz biçimde açılması nedeniyle su baskınına uğrayan meyve ağaçlarından dolayı uğradığı zararı 9 Mart 2004 tarihinde mahkeme kanalıyla tespit ettirmiş, zararın ödetilmesi istemiyle 19/4/2004 tarihinde açtığı davada lehine verilen karar, yargısal denetimden geçerek 16/9/2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı; 29/12/2008 tarihinde eldeki davayı açarak, asıl davada istemediği (asıl dava tarihi 19/4/2004 ile asıl davadaki karar tarihi olan 23/12/2008 arası) işleyen yasal faiz alacağının tahsilini istemiştir.
Faiz alacağı davası, asıl alacağa ilişkin açılan davadaki usul ve esaslara tabi olup,asıl alacaktan ayrı ve bağımsız bir dava yoluyla da istenebilir. Faiz alacağı davasında uygulanacak zaman aşımı süresi asıl davanın tabi olduğu zamanaşımı süresi ile aynıdır.
Somut olayda asıl davanın tabi olduğu zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu 60/1 uyarınca 1 yıldır. Zarar doğuran eylem 6-7 Mart 2004 tarihinde gerçekleşmiş, 9 Mart 2004 tarihinde yapılan tespite göre 19/4/2004 tarihinde zararın ödetilmesi istemiyle asıl dava açılmıştır. Eldeki faiz alacağına ilişkin dava 29/12/2008 tarihinde açıldığına göre 1 yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir. Şu halde istemin zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin bir bölümüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/4752, K. 2012/7180, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama