KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/5506 E., 2012/8721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat Atakan Arslan tarafından, davalı ... Köle ve diğeri aleyhine 22/04/2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, danışıklı (muvazaalı) olduğu ileri sürülen davalılar arasındaki taşınmaz satış işleminin iptali ile taşınmazın önceki sahibi adına tescili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, eski eşi olan davalı ... Köle'nin, aralarında boşanma davası devam ederken davalar sonucunda ortaya çıkacak borçlardan kurtulmak ve mal kaçırmak amacıyla, adına kayıtlı taşınmazı diğer davalı kardeşine satarak devrettiğini, danışıklı (muvazaalı) olan bu işlemin boşanma davası açıldıktan 13 gün sonra yapıldığını,boşanma davasından sonra açtığı maddi ve manevi tazminat davalarını kazandığını,davalı ... Köle hakkında takip başlattığını belirterek, alacağını tahsil edebilmesi için satış işleminin iptali ile taşınmazın önceki sahibi olan davalı eşi Bekir Köle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Köle; davacı ile davalı ...'in boşandıklarını ancak halen karı koca hayatı yaşadıklarını, kanuna karşı hile yaparak 2009 yılında boşandıklarını, birlikte hareket ederek kendisini zarara uğratmak için bu davayı açtıklarını ileri sürerek , davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Köle duruşmada, davaya bir diyeceğinin bulunmadığını davacının davasını ispat etmesini beyan etmiştir.
Yerel mahkemece, davacı tarafından davalı ... Köle aleyhine açılan boşanma, katkı payı ve manevi tazminat davalarının davalı ... Köle'nin kabulü ile sonuçlandırıldığı, davacı ile davalı ... Köle'nin temyiz taleplerinden vazgeçerek davaları kesinleştirdikleri, davalı ... Köle davacı ile evli olduğu sürede elbirliği halinde malik olduğu miras payını bedeli karşılığı diğer mirasçıya devretmesinde muvazaa olduğuna ilişkin yeterli ve kanaat oluşturucu delil bulunmadığı, davalıların kardeş oldukları, sağlar arasında ilişkide muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı ... Köle ile davalı ... Köle'nin Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/329 Esas 2009/184 karar sayılı hükmü ile 07/05/2009 tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandıkları,davanın bir yıla yakın sürdüğü,tarafların boşanmalarına ilişkin verilen kararı davalı ... Köle vekilinin temyiz ettiği, fakat temyiz harcını yasal süre içerisinde muhtıra tebliğine rağmen yatırmadığından temyiz isteminin reddine karar verildiği, kararın 19/06/2009 tarihinde kesinleştirildiği görülmüştür.
Dava, Borçlar Yasası'nın 18. maddesinde düzenlenmiş bulunan danışık (muvazaa) iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Kural olarak danışık (muvazaa) nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü danışıklı olan bir hukuki işlem haksız eylem niteliğindedir.
Ancak, danışıklı işlem ile hakkın zarar gördüğünün benimsenebilmesi için danışıklı işlemde bulunandan bir alacağın var olması ve bu alacağı ödememek amacıyla danışıklı işlemin yapılması gerekir. Satışın danışıklı olduğu kanıtlanırsa davacı, satışa konu edilen maldan alacağını almak için yararlanabilecektir. Bu tür davalardaki amaç, ödeme günü gelmiş bir alacağı alabilmek için hukuki işlemin alacaklı yönünden geçersizliğini sağlamaktır.
Davacının bu hakkı, mala ilişkin (ayni) değil kişisel bir hak olduğundan kişisel bir sonuç doğurur.
Davacının iddiasının kanıtlanması durumunda, iddianın taşınmaza ilişkin olmayıp alacağın alınmasını sağlamaya yönelik bulunduğu gözetilerek, taşınmaz ile ilgili bulunan tapunun iptaline değil, olayda kıyasen uygulanması gereken İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesi uyarınca, iptal ve tescile gerek olmaksızın, başka bir olgu veya kararla alacağı kesinleşen davacının, bu kişisel hakkından dolayı taşınmazın haciz ve satışına karar verilebilecektir.
Eldeki davanın amacı da budur.
Borçlar Yasası'nın 18. maddesinde yer alan danışık (muvazaa) iddiasına dayanan davacının, katkı payı istemi ile açtığı davada kabul edilen alacağını alabilmek amacıyla İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2010/4465 esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine 08/04/2010 tarihinde takip başlattığı, 03/08/2010 tarihinde gidilen hacizde,hacze kabil mal yok diyerek haciz yapılmadığı ,yine manevi tazminat istemi ile açtığı davada kabul edilen alacağı içinde İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2010/4464 esas sayılı dosyasında, 07/04/2010 tarihinde takip başlattığı, 03/08/2010 tarihinde gidilen hacizde, hacze kabil mal bulunamadığı için aciz vesikası alındığı anlaşılmıştır.
Öte yandan davalı ... Köle İzmir 8. Aile Mahkemesinde katkı payına ilişkin davacı tarafından açılan davada 06/11/2009 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde, kardeşi Behlül'ün bankadan kredi çekmek ve ileride davacının ev için kendisinden hak talep etmemesi için hissesini kendisine devretmesini istediğini, kardeşinin kredi çekmesi için hissesini ona devrettiğini, kredi çekememesi üzerine kardeşinden evi geri istediğini fakat davacının kendisine boşanma davası açtığını öğrenen kardeşinin evin tapusunu kendisine iade etmediğini beyan etmiştir.
Davalı eş Bekir Köle’nin boşanma davası devam ederken, adına kayıtlı 43102 ada, 9 parselde kayıtlı 295 m2 miktarlı üzerinde bir ve iki katlı kargir iki ev bulunan taşınmazdaki elbirliği halinde malik olduğu hissesini 32.400,00-TL bedelle diğer hisse maliki kardeşi Behlül Köle'ye 19/08/2008 tarihinde satarak devrettiği,boşanma davasının dava tarihinin 06/08/2008 olduğu,dava dilekçesinin davalı ...
Köle'ye 18/09/2008 tarihinde tebliğ edildiği, tapuda hisse temlik tarihinin ise 19/08/2008 olduğu,davacının manevi tazminat ve katkı payı alacaklarına ilişkin takip başlatıp aciz vesikası aldığı dosya kapsamından anlaşıldığına göre işlemin danışıklı olduğu kabul edilerek taşınmazın keşfen değeride belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/5506, K. 2012/8721, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama