KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/6341 E., 2013/5602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma
Davacı ... Bozan vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. vdl. aleyhine 08/10/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile ölümden dolayı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 22/12/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/03/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların ve davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-Dava, trafik kazası nedeni ile ölümden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davacılar ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında murislerinin ölümünden dolayı uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalılar, usul ve esas yönden davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı sürücünün asli kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacılar desteğinin yaşamını yitirdiği kabul olunarak hesaplanan destek tazminatı ile birlikte manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir.
Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, hükmedilecek tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Davacılar, uğradıkları manevi zararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiş olup, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın istem gibi olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesi gerekirken faiz istemi hakkında bir karar verilmemiş bulunması doğru değil ise de anılan bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığından 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
3-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, davalı ... şirketi yönünden istem feragat nedeni ile reddedilmiş, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabul, kısmen reddedilmiş bulunmasına karşın tüm davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmolunmuştur.
Karar gününde yürürlükte bulunan AAÜT nin 3/2. maddesine göre; davanın reddi sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. Aynı tarifenin 10/4. maddesine göre ise; Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.
Şu durumda, mahkemece, davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddedilmiş, diğer davalılar yönünden ise bir bölümünün esastan reddedilmiş olduğu gözetilerek ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi, yine reddedilen maddi tazminat ile manevi tazminat tutarları üzerinden de ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek bir vekalet ücreti ödetilmesine karar verilmesi doğru değil ise de anılan bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığından 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/6341, K. 2013/5602, 26 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama