KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/6483 E., 2012/10320 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Davacı Orman Genel Müdürlüğü temsilcisi .... tarafından, davalı ... aleyhine 12/07/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, 6831 sayılı yasanın 113 ve 114. maddesi uyarınca ormanlık alana verilen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece istemin kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile davalının 6831 sayılı yasaya muhalefet suçundan yargılandığı ceza dosyası içeriğinden; davalının, murisi babası tarafından uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanılan yeri kendisine intikalden sonra da aynı şekilde tarım arazisi olarak kullandığı, bu hususun tutanak mümzileri ile köy muhtarı ve köy bekçisinin tanık olarak verdikleri beyanlarla doğrulandığı anlaşılmaktadır. Davalı hakkında, 6831 sayılı yasanın 93/2 maddesi uyarınca “açma” suçundan kamu davası açıldığı, ancak aynı yasanın 93/1 maddesi uyarınca işgal ve faydalanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının, murisi babası tarafından uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanılan yeri kendisine intikalden sonra da aynı şekilde kullandığı, bu hususun tanık anlatımları ve bilirkişi rapor içeriği ile doğrulandığı anlaşıldığına göre, davaya konu ormanlık alanda davalının açma eylemini gerçekleştiren kişi olmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde davalının 6831 sayılı yasanın 113 ve 114. maddesinde belirlenen orman zararından sorumluluğuna karar verilmiş olması doğru değildir. Açıklanan nedenlerle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/6483, K. 2012/10320, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama