KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/6669 E., 2012/10242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Davacı.... vekili Avukat .... tarafından, davalı .....ve diğerleri aleyhine 03/07/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar .... ve .....vekilleri ile duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalı ...ve ...'ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyizine gelince;dava,trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece,maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş;hüküm,davacı ile davalılar ...ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde,davacı tarafın,yargılama aşamasında verdiği 18.10.2010 havale tarihli dilekçeyle manevi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. ve devamı maddeleri uyarınca davadan feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan tek taraflı irade beyanı ile davayı sonuçlandıran bir işlemdir ve kesin hükmün sonuçlarını doğurur.Buna göre davacının manevi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirmesine rağmen; feragat edilen manevi tazminat talebinin mahkemece hüküm altına alınması ve buna bağlı olarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Şu halde, feragat dikkate alınarak bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/6669, K. 2012/10242, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama