KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/670 E., 2012/19615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/03/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, talep kısmen kabul edilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Ölenlerin eşleri, babası, kardeşleri ve çocukları olan davacılar, destekleri ... ile ...'in kasten öldürülmesi nedeniyle, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; müteveffa ...'in yaşı küçük çocukları ... ve ...'un, 18 yaşına kadar babalarının desteğinden yararlanacakları kabul edilmiş, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kız çocuklarının olası evlenme yaşına kadar destek alacakları ve bunun da 22 yaş ile sınırlı olduğu yerleşik yargısal uygulamalarda kabul edilmektedir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacılardan ... ve ...'un, 18 yaşına kadar destek alacağı belirtilerek tazminat hesabı yapılmıştır. Adı geçen davacılar, destek ...'in yaşı küçük kızları olup 22 yaşına kadar destek alacağının benimsenmesi ve zarar tutarının buna göre belirlenmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/670, K. 2012/19615, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama