KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/6920 E., 2012/10029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Acar vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/07/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava şartı yokluğundan istemin reddine dair verilen 27/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem dava şartı yokluğundan reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının haksız şikayeti nedeni ile uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ olunmamıştır.
Yerel mahkemece, 01.12.2011 günlü celsede davacıdan, 200,00 TL bilirkişi ücreti, 50,00 TL dosya masrafı, 12,00 TL posta pulu gideri toplamı 262,00 TL gider avansının 2 haftalık kesin süre içinde yatırması istenmiş, avans yatırılmadan dava, dava şartı yokluğundan reddedilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalının haksız şikayeti nedeni ile davacı hakkında soruşturma açıldığı, neticesinde takipsizlik kararı verildiği, davanın davalının şikayet hakkını davacıyı zararlandırma kastı ile kullanması nedeni ile açıldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 266. maddesinde “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz” hükmü bulunmaktadır.
Somut olaya gelince; davacı, dava dilekçesinde özel olarak bilirkişi deliline dayanmamıştır. Davanın konusu itibari ile çözümü için özel ve teknik bir bilgi gerekmeyip hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkündür. Şu durumda, davacıya verilen kesin süre içinde 200,00 TL bilirkişi ücreti yatırılması istemi doğru olmamış, eksik gider avansı tutarının doğru biçimde belirlenmesi ve bu giderler hakkında verilecek kesin süre içinde tamamlanması için kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/6920, K. 2012/10029, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama