KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/717 E., 2012/19662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 16/09/2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sonucu uğranılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın davalılardan ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan ...'nın Sağlık Kurumları Müdürlüğü'nde saymanlık görevini yürüttüğü sırada, usulsüz olarak kendi hesaplarına ve davalılar ..., ... ve ...'ın hesaplarına para aktararak kurumu zarara uğrattığını ileri sürerek müştereken ve müteselsilen maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılardan usulsüz işlemi yapan ... ilk celse davayı kabul etmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişler, duruşmaya katılmamışlardır.
Mahkemece davalı ... tarafından dava kabul edildiğinden istem bu davalı yönünden tamamen kabul edilmiş, diğer davalılar yönünden ise ...'ın davayı kabul ettiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davalılar ..., ... ve ...'ın hesaplarına değişik zamanlarda usulsüz paranın davalı ... tarafından aktarıldığı, bu hususun davalı ... tarafından müfettiş soruşturması ve yargılama sırasında kabul edildiği, davacının da davalıların müşterek müteselsil sorumluluğuna dayanarak istemde bulunduğu halde diğer davalıların sorumlulukları ile ilgili deliller toplanarak yapılacak yargılama sonucunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu şekilde karar verilmemiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/717, K. 2012/19662, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama