KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/7183 E., 2012/11272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/09/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eyleme dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı tapu maliklerinden kiraladığı ve zilyedi olduğu taşınmaza ektiği sebzelerin, davalıya ait koyun sürüsünün taşınmaza girerek zarar verdiğini beyan ederek maddi zararının tazminini istemiştir.
Mahkemece, TMK'nun 984 maddesi uyarınca, zilyetlik davalarının, gasp ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 ay ve her halükarda 1 yıl içinde açılması gerektiği, sürelerin hak düşürücü süre olduğu, somut olayda; davacı, zilyetliğe dayanarak, tarlaya yapılan saldırı sonucu meydana gelen zararın tazminini istediği, 2 aylık hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının zilyetliğine yönelik bir tecavüzün olmadığı, davalının taşınmaz üzerinde zilyetlik iddiasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, haksız eyleme (BK. 41) ve hayvan sahibinin sorumluluğuna (BK. 56) dayanarak ürün zararının giderilmesini istemiştir. Bu halde ise, genel zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerekir. Mahkemece, işin esasının incelenmesi yerine, zararın zilyetliğe tecavüz olarak değerlendirilip hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/7183, K. 2012/11272, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama