KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/7266 E., 2012/10973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Genel Müdürlüğü aleyhine 15/02/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/11/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız hacizden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, borçlu olmadığı halde sadece isim benzerliği bulunduğu için evine hacze gelindiğini, kendisinin çevresine karşı zor durumda kaldığını bu durumun kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğunu beyanla, uğradığı manevi zararın davalıdan tazminini talep etmiştir.
Davalı, kusursuz olduğunu davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
a)Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir.
Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. b)Alacağın kaynağı, haksız fiil ve kusur sorumluluğu olup, haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanan alacaklarda asıl alacak için işletilmesi gereken faiz yasal faizdir. Bu durumda talep edilen alacak için yasal faiz işletilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/7266, K. 2012/10973, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama